Allah'in ve Resulunun selam ve bereketi üzerinize olsun.
Üveys Veysel Karani zikrini bu sitede 2016 yilinda gördüm. O dönemlerde psikolojik olarak çok kötü bir durumdaydim. Atanamadigim için çaresizdim ve Allah'a gideyim dedim o geri çevirmez. Internette arastirirken su kadar Yasin oku dilegin olsun, bu kadar Ayetel Kursi oku, bu esmayi çek vs. hepsini denedim. Hatta bir keresinde Ayetel Kursiyi o kadar yüksek sayida okudum ve uzun süre yerden kalkmadim - kalkmadan okunacak deniyordu- kuyruk sokumuma zarar vermisim bilmeden. Sonuç olarak istedigimi alamadim. Sonra bu siteyi gördüm. Zikire baktim salavat var. Googlea salavat diye yazinca çikan en kisa salavati buldum. Yapmaya basladim zikir. Bir ay yaptim biraktim. Ögretmen seçmek bana korkunç geliyordu. Ayni yil kis aylarinda ufak bir rahatsizligim oldu. Sifa ayeti derdine düstüm ve o esnada bu zikri hatirladim. O gece hemen yapmaya basladim. Hemen kendime bir ögretmen seçtim. Vesveselerim var tabimi hemde ne vesvese. Ilk ruyamda internette Uveys Veysel Karani zikrini arastiriyorum ve herkes övüyor üveysleri, üveysligi. Her yorumun altinda YASA ve GÖR yaziyor. Yolun dogrulugunu yasa ve gor diyordu Allah. Ikinci ruyamda kader ve kaza ruyasiydi. Ucuncu ruyamda nefsim gosterildi. Nefsimi hazmetmekte ço6k zorlandim. Istahim kacti sanki bogazimda bir yilan vardi ve benimle yemek yiyor gibi hissediyordum ilk gunlerde. Sonra vesvese yaptim ve ögretmenimle görusmeyi kestim. Numarami degistirdim, onunda numarasini sildim. Vesvesemin sebebi eminim bircok insanin kafasini kurcalayan seylerdi onlara da cevap vermis oluruz insAllah. Ben bu insanlar kimler, ülkede din adi altinda yapilmayan sey kalmadi teror orgutleri var ya öyle bir seyse, ya fislenirsem, ya beni dolandirirlarsa diye korkuyordum. 7 ay boyunca kendi kendime zikrettim ve kimseyle gorusmedim. Bir sabah uyandim ve ögretmenimin numarasi hatirlatildi. Bir türlü hatirlayamadigimm numara hatirlatildi. Yazdim hemen anlattim derdimi. Ruyalarimi anlattim. Ilk olarak ögretmenimin kendi ögrencilerinin oldugu grubuna girdim whatsapda. Orda baktim ki sadece konusulan Allah. Izledim, bekledim, kusur aradim ama bulamadim. Benden para isterler mi diye baktim bana dediler ki marifette yasayacaklarini anlatan kitaplar var onlari alamiycak durumdaysan biz sana hediye edelim. Ismini soy ismini vermek zorunda degilsin, bizim hicbir tarikatle, cemaatle, siyasi parti ya da olusumla isimiz yok. Bizim isimiz Allah ve Resulunu sevmek ve sevdirmek dediler. Rabbim bana ilk ruyamda Yasa ve Gor demisti ve bunu gösterdi. Gösteren Rabbime hamdolsun. Insanlar korkuyorlar ve hak veriyoruz bizde, zaman öyle bir zaman ki çikarsiz kimse bir bardak su vermezken burda benim ögretmenim bana gecenin ikilerine kadar Allah'i anlatiyor. Evlatlarindan, isinden, uykusundan zaman ayiriyor bana, ilgileniyor. Bircok secim gecti biz su partiye oy veriyoruz sende ver diyen olmadi. Tek konusulan konu ALLAH oldu. Ögretmen secmek istemiyor insanlar korkuyorlar. Ögrermeni söyle düsünün sizden önce sizin gectiginiz yoldan gecmis ve size bak orda tas var ayagin takilmasin diyorlar. Rehberdir ögretmenler.
Marifette verilen lutuflara gelecek olursak Muharrem hocamin anlattiklari yasayacaklarinizin çok az bir kismi öncelikle zikri yapacak olanlar bunu bilsinler. Nur görüyorsunuz, rahmani kokular aliyorsunuz, siddiklik mührünüz vuruluyor, isim veriliyor. Bunlar sabah aksam duzenli olarak Rabbini uveys zikriyle zikredenlere Rabbin hediyesi. Aslinda asil lütuflar çok baska. Onlari yazmaya geldim buraya. Namaz kilmiyordum. Kur'an okumuyordum. Peygamberimizi insanlarin neden sevdiklerini anlamiyordum ve sacma buluyordum malesef. Hayirlisi dedi mi biri sinirleniyordum. Nasip, kismet asla sevmedigim kelimelerdi. Benim icin Allah vardi, birdi. Kapalilari sevmiyordum ve kapanmayi asla düsünmuyordum. Zikirle bu hallerdeki degisimi anlatmaya çalisayim. Durduk yere namaz kilmaya basladim, zikirde ilk haftamda oldu bu. Nasil oldu inanin hala aklim ermez. Kur'an'i okumam, anlamam, anladigimi hayatima sokmam ve sonrasinda bunu insanlara bunu anlatmam gerektigini ögrendim. Aslinda ben bu yolda Rabbimin ne kadar merhametli bir Allah oldugunu ögrendim. Rabbim ceza vermiyormus. Vesveselerim vardi ve cok korkuyordum. Ruyalarimda uyariliyordum fakat amel edemiyordum kendimi duzeltemuyordum. Allah bana ceza verecek ben anlamiyorum diye korktugum bir anda kalbim konustu sanki. O anda dedi ki bir evladin olsa kopekten korksa, onun iyiligi icin sokakta rahat dolasabilsin diye o korkusunu yenmesini istesen onu pitbulun önune mi atarsin? Hayir dedim asla olur mu kiyabilir miyim. E dedi sen dogurduguna kiyamadin seni yaratan sana kiyar mi? O anda anladim ki Rabbimiz bizleri her bir kulunu ozene, bezene, sevgiyle, sefkatle, merhametle yetistiriyor fakat biz bunun idrakinda olamiyoruz cogu zaman. Bunun sebebide nefstir. Bir oda düsünün karanlik perdeler kapali, kirli kat kat 70 bin perde var. Size diyorlar ki günes nasil? Günesi o pisligin arkasindan gorebildiginiz kadariyla anlatirsiniz. Iste bizlerde nefsimizle Rabbimizi gorebildigimiz kadar biliyoruz. Peygamber efendimiz(sav) nefsini bilen Rabbinu bilir demis. Nefsin 70 bin perdesinden her biri kalktiginda gunesi daha net goruruz. Iste bu sefer Rabbi bilme basliyor. Bu zikir bu noktada önemli. Kisiler mutlaka kabinca, eger nasibinde varsa Rabbini biliyor ama asil bilme nefsi bilmeden geciyor. Birisi cikip diyebilir ki benim zikir yapmama gerek yok kendi kotu yonlerimi biliyorum. Bu malesef nefsin kandirmacasidir. Kendimden örnek vereyim kiskanc oldugumu bilmiyordum. Dedikodu duskunu oldugumu bilmiyordum. Rabbimin bana beni gosteris tarzi cok zarif,O'nun sanina yakisir nitelikte fakat benim nefsim korkunc. Bir insanin kendini gercek manada degerlendirmesi ve eksiklerinu bulup gidermesi mumkun degildir. Bu sebeple zikir ve ogretmen gereklidir. Zikir surecinde salih ruyalar gormeye baslarsiniz. Bu ruyalarda sizin eksikleriniz hatalariniz gosterilir. Bazilarini ruyaya bakinca sizde anlarsiniz mesela dedikodu yapiyorsunuzdur ruyada, bazilarini anlayamazsiniz ogretmeniniz size gosterir. Ogretmeniniz derki bak burda bunu yapmissin daha dikkatli olmaya gayret edelim. Kimse kimseyi kinamaz, kimse kimseye kizmaz, kimse kimseyi kirmaz. Burda aslolan duygu sevgidir. Gun gelir bir kardesimize takariz kafayi sinir oluruz, sonra Rabbimiz der ki sen benim kulumla mi ugrasiyorsun nefsinu birakip, kusur görenindir sen kendi kusuruna bak.
Bana deseler ki bu yolun dogrulugunun ispati sence nedir bize anlat. Derim ki; Rabbim diyemezdim simdi Rabbim diyorum, namaz kilmazdim kiliyorum, sabah aksam Rabbimi anmaya çalisiyorum, gun icinde abdestli gezmeye calisiyorum, halime tavrima dikkat etmeye gayret ediyorum, çok hatalar yapiyorim ama ölüm var deyip tovbe etmeye çabaliyorum, insanlari daha az elestirmeye çalisiyorum, Kur'an okuyorum, Rabbim bu ayette bana ne anlatiyor ve ben bunu hayatima nasil sokabilirim diye düsünüyorum. Bunlar yetmez mi yolun dogrulugunu ispata? Muharrem hocamin kitapta yazdiklarinin cogunu yasadim veren Rabbime hamdolsun. Bu dünyadaki en guzel seylerden biri biliyor musun Rabbin seni cok seviyor demekmis bunu ögreten Rabbime hamdolsun. Kapali degil kadinlar diye elestiriler aliyoruz, evet bende kapali degildim ama benim nereden geldigimi nerde yasadigimi biliyor musunuz? Burda her bolgeden ger kesimden kardeslerimiz var. Bir tarikattan cikmis gelmis kardeslerimizde var, daha evvelinde ateist olan, deist olan kardeslerimizde var. Muharrem hocam deseydi ki bana senin saçin açik gelme o zaman ne olurdu? Ben Rabbimi zikretmezdim, islama karsi antipatim olurdu, namaz kilmazdim, oruc tutmazdim ve nefsimle iblisin kucagina düserdim. Rabbimiz o kadar merhametli ki YASA VE GÖR...