Allah'ın, Resul'ünün Selam ve Bereketi Üzerinize Olsun.

YAŞA VE GÖR

Animated Sidenav Example

Click on the element below to open the side navigation menu.

☰ open

Visitor Book






* Size geri dönüş yapabilmek için lütfen kullandığınız bir mail adresinizi yazınız.

Meryem Karahan 18.12.2020

Sıkıntılarım çok artmışken nefsimi yenmem gerektiği ile karşılaşmıştım ve nefsle mücadelede nasıl başarılı olunur arayışındayken, instagramda nefsi nasıl yenicez diye yazdığım bir yoruma cevap yazan bir kardeşim vesilesiyle bu zikirle tanıştım. Zikrin içeriği hep bilinen şeyler zaten tamam yaparım dedim ve başladıktan sonra o dönemki sıkıntılarıma nokta atışı çözümler bulacağım bir kapı açtı Rabbim hamdolsun. Sonradan fark ettim nasıl böyle bir durumla karşılaştım ne güzel oldu bu öğretiler diye düşünürken zikre başlamış olmaktan sonra hayatıma dahil olan kolaylıklara huzura ereceğim şeyler ard arda gelmeye başlamıştı... eski ben hep şikayetçi mutsuzken, şikayetlerim azalmaya başlamıştı, mutluydum zorluklar hala hayatımda olsa da. Benim sırtımda ağırlık yapmaları azalmıştı yaşadığım şeylerin... Sonra bu yoldakiler kim fetö gibi birileri mi çıkacak bunlar da gibi endişelerim olmaya başladı. Muharrem Karabay'ın sohbetlerini dinlemeye başladım, baktım farklı yıllarda farklı yerlerde hep aynı şeyleri anlatıyor... Dedim bu adam yalancı, sahtekar olamaz o zaman. Anlattıkları da kuran okuyun, Allah’la aranıza kimseyi sokmayın, kimseye kul köle olmayın.... Eeee ben de bunları önemsiyordum zaten.... E bu zikre başladıktan sonra yaşamış olduğum güzelliklerle hafiflemeye mutlu olmaya başlamıştım.... O zaman bu yol doğru bi yol olmalıydı dedim.... ve 3 yılı geçti zikre başlamam gün geçtikçe Allah’ın yaşattıklarıyla hayal dahi edemeyeceğim bir değişim başladı bende. Şikayetçi halim gidiyor şükreden olmayı öğreniyordum. Herşeye cevap veren içinden sürekli konuşmaktan yorulan ben artık La ilahe illallah diyerek salavat çekerek nefsimle konuşmalarımı azaltmış ve beynimin yorulmasından da ferahlamaya başlamıştım. Aklın alamayacağı durumlar da yaşayıp gördükçe Rabbim bu yolun doğru olduğu konusunda kalbimi de aklımı da ikna etti hamdolsun. Hayatımın en büyük dönüm noktası oldu bu zikre başlamış olmak. Şimdi Allah’a sırtımı dayadıkça hayatın nasıl da kolaylaşıp güzelleşmeye başladığını aslında değersiz olmadığımı sevilen olduğumu kıymetli olduğumu yaşayarak gördükçe eskiden üzüldüğüm şeylerin ne kadar da gereksiz olduğunu asıl benim kendi kendime zulmeden olduğumu anlıyorum....

Sevgi ÇAĞLAR 18.12.2020

Ne mutlu bize

MELEK 18.12.2020

Allah'ın ve resulünün selam ve bereketi üzerinize olsun. Veysel karane zikrine başlamadan önce ben de her müslüman gibi ibadetlerini yapmaya çalışan biriydim. Kendimce Allah'ı anmaya zikretmeye çalışırdım. Bazen bu dünyalık istekler, iş, rızık, ferahlık içindi. Rabbimi anma isteği içimde her geçen büyüyordu. Ona giden yolları arıyordum. Ne çekersem ne zikredersem edeyim ne istikrarı tutturabiliyordum ne de içim rahat oluyordu. Bir yerler bir eksikler olduğunu hissediyordum ama nerede ne eksiğim var nerede hata yapıyorum bilmiyordum. internetten zikirler araştırıyor, yapmaya çalışıyordum. Ama bir türlü eksiklik hissi giderilmiyordu içimde. Bir gün internette yine araştırmalar yaparken bu sayfa karşıma çıktı. Tüm yazılanları bir solukta okudum. Zikri yapmaya başladım hemen tabi. O kadar çok huzur doldu ki içim tarif edemem, kelimeler yetmez bunu anlatmaya. Ve o zaman anladım ki aradığım şey doğru zikirmiş. İşte Veysel karane zikriymiş. Rabbi sabah akşam Onun istediği şekilde zikretmekmiş. Benim istediğim işime kolayıma gelen şekilde değil. Sen sevgili kardeşim, belki benim gibi internette o sayfadan bu sayfaya dolanıyor ama ne aradığını bulamıyorsan ve bu satırları bu sayfada yazılanları okuyorsan sende bu huzur deryasına davetlisin demektir.

Fatmanur Zehra Dinçer 18.12.2020

Allah'ın ve Rasulunun selam ve bereketi üzerinize olsun canım kardeşlerim. Üveys Veysel Karani zikriyle tanışmadan önce hayatım bomboş amaçsız geçip gidiyor du ve yaşadığım sıkıntılar beni dahada ümitsiz hale getirmişti strese bağlı tansiyon ve migren hastalıgım vardı alındı hamdolsun eser kalmadı. İnanılmaz huzur verdi Rabbim Yaşadığım agır imtihanlar neticesinde insanlara güvenim kalmamıştı. Artık herkesten korkar hale gelmiştim. Bu durum beni mutsuz bir hale getirdi. Ve birgün Rabbime dua ettim gözyaşları içinde Rabb'im böyle yaşayamıyorum lütfen yardım et bana Senden başka gidecek kimsem yok diye... Bana bir çıkış yolu göster Rabb'im diye dua ettim. Ve Veysel Karani zikrini nasib etti Rabb'im hamdolsun Zikirle tevhidle birlikte hergeçen gün hayatımın iyiden güzelden yana degiştigine şahid oldum. İçimde müthiş bir huzur. Hastalıklarım alındı Dahada önemlisi Allah'ı ve Rasulunu sevmeyi öğretiyor. Gelin kardeşlerim sizde yaşayın ve görün bu güzelligi...

Fatma nur.(mana ismim 18.12.2020

Üveys zikriyle hayatım degişti ,aile içi huzur geldi kötu huy ve alışkanlıklarımız bizden alındı aile olarak daha huzurlu ve mutluyuz,maddi manevi dertlerimiz çözuldü. Allah kimseye muhtaç etmedi ummadigımız kapılar açıldı.Uykularim huzurlu oldu,stresim depresyonum yok oldu,bendeki kötu huy tavırlar yok oldu hamdolsun,yaşa ve gör boşa denmemiş yaşadım gördum Elhamdrüllah... Tevhit hürmetine Rabbim tüm dertlerimi aldı her şey güzelden yana degişti hamdolsun yaşa ve gör derim , Allahımızın sevdigi tevhitle onu andıgımızda Rabbim ne güzellikler nasip ediyor Hamdolsun.

IREM 18.12.2020

İrem'in üveys zikri ile nasıl tanıştığını ve hayatının nasıl değiştiğini anlatmak istiyorum sizlere.. Ben üniversite öğrencisiyim ve Üveys Zikri ile karşılaşmadan önce her türlü isteğim ve ihtiyacım için uygulamadığım ritüel , dua , fal vs. , okumadığım kişisel gelişim kitabı kalmamıştı. Müslüman mıydım evet , ama ben saf ve katışıksız sevgi dolu Tevhid dini olan İslamiyet'in Müslümanı değilmişim . Ben hurafeleştirilmiş , çoğu kişinin kendi isteğince okumadan , anlamadan dönüştürdüğü , bilse dahi kendi çıkarları uğruna başkalaştırdığı bir İslamiyet'in Müslümanı olmuşum meğer. Ve bu nedenle de , sahtekarların , dinimizi zorlaştıranların ve insanları korkutup yargılayanların yüzünden Allah'tan bu kadar uzaklaşıldığını düşünüyorum . Çünkü aynı şeyi bende yaşadım ve ben benim gibi genç olan arkadaşlarıma , kardeşlerime de sesleniyorum.. Sevgiliniz , en yakın dostunuz hatta yeri geldiğinde ailenizin dahi sizi asla anlayamayacağı zamanlar oluyor ve olucak .. Artık kendimizi ve hayatımızı kolaylaştırmak ve güzelleştirmek için çok güzel bir kapı var ve bu kapı açıldı.. Bu güzelliklerle dolu olan yola mutlaka adım atın derim , sonrasını ise bizzat yaşayın ve görün.

NISA 18.12.2020

Allah'ın ve resulünün selam ve bereketi üzerinize olsun. Çok sinirli asabi bir insandım. En doğrusunu ben biliyorum, ben haklıyım, ben doğruyum diyordum. Dilim ile çoğu zaman ifade etmesem de yaşadığım her olayda insanlara haklılığımı ispat etmek için gerekirse zor bile kullanıyordum. Bu huylarımın etrafımdaki insanlar için çekilmez bir hal almıştı. Ama ben yapmaktan geri de duramıyordum. Sonradan üzülsem de benzer durumlar ile karşılaştığımda yine benzer haller sergiliyordum. En çok ta ailem eşim çocuklarım benim bu despot dediğim dedik yaklaşımlarımdan son derece rahatsızdı. Bu böyle süre gelirken çocuklarım benden uzaklaşmaya benimle iletişimlerini koparmaya başladılar. Onları çok seviyordum ama onlarla aynı frekansta değildim.Ben ben demekten onların yaptığı en ufak yanlışları bile büyütüp aramızda uçurumlar açıyordum. Rabbim merhamet etti hem bana hem de onlara hamd olsun. Zikrine aldı, nefsimin bana ve etrafımdaki insanlara neler yaptırdığını öğretiyor. Ben dışarıdakiler değişsin düzelsin istersen asıl düzelmesi gereken benmişim meğer. Siz düzelirseniz biz de düzeltiriz diyor rabbim ayetinde. İşte bütün iş düzelebilmekteymiş. Sen düzelirsen inan kardeşim bütün dünyan düzelir. Öyle ya kendini dahi düzeltemeyen başkalarını nasıl düzeltsin. Değil mi?

Nurullah 06.12.2020

Allahın ve resulunun selam ve bereketi üzerinize olsun. Benim kötü alışkanlıklarım vardı ve bu bağımlılıktan kurtulamıyordum. Ailemle problemlerim sinir stres hepsi üst üste gelmişti ama Allaha dua etmek onu zikretmek hiç aklıma gelmedi. Nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha güzel olmadığını? Şemsi tebrizi hz bize bunu anlatıyor meğer derdim bana derman imiş... Bir sıkıntınız mı var diye bir başlık ile üveys zikri karşıma çıktı kul sıkışmadan hızır yetişmezmiş derler ya öyle.. zikri okudum hemen başlamak nasip oldu. Zikre başladım ve içim huzurla doldu güzel kokular duydum..  Rabbimizi zikrettikçe onun sevgi dolu olduğunu öğrendim ve kötü alışkanlıklarım bağımlılıklarım artık alışkanlık olmaktan çıkmaya başladı hemen la ilahe illallah rabbim bana yardım et dediğimde o kötü şeyler bana tiksindirici gelmeye başladı. Hangimiz istemezki kısacık zikirle bunca güzellikleri yaşamayı ama işte bu çok kolay bize hiç demediler ki gel kısacık zikirle rabbini sevmeyi onun da seni sevdiğini öğren.. Ben bu yaşıma geldim bilmiyorum hep korkutulduk, kim olursan ol yine gel.. Üveyslikle duydum bu kelamı ben... Gel yeterki gel. Affedici ve sevgi dolu rabbin var. Herkes gider o kalır.. sen düşersin o kaldırır yeterki gel yani la ilahe illallah de zikret bak ne kapılar açılıyor.. Demem o ki ne sıkntınız varsa aslında Allah sizi huzuruna çağırmış bu gözle bakınız. Benim namazdan zikirden haberim mi vardı bunca yaşımca hep gezdim tozdum eğlendim kötü alışkanlıklar kazandım... sonra bir şeyler yolunda gitmedi de dua etmeye başladım.. Ne mutlu allah her derdin devasını verir yeterki ona koşalım yalnızca ondan isteyelim.. Gelin üveys zıkrıne devam edin bu güzellikleri ve huzuru sizde yaşatın.. selametle

Hulya PEKPAK 06.12.2020

Allah'ın, Resulü'nün selam ve bereketi üzerinize olsun 🌹 Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizden herkes, ihtiyaçlarının tamamını Rabbinden istesin, hatta kopan ayakkabı bağına varıncaya kadar istesin." [Tirmizî, Daavât 149, (3607, 3608).] Öncelikle ne nefsimizden ne ruhumuzdan bunun ayrımını yapabilmeliyiz ki bu bir ihtiyaç midir yoksa bir ihtiras midir bilelim çünkü Rabbimiz ihtiraslara değil ihtiyaçlara cevap verir. Marifete gelene kadar ihtiyaçlarımızı sadece yaşamsal faaliyetlerimizi devam ettirmek için gerekli maddesel şeyler olarak veya rahatımız için gerekli ihtiyaçlarımız olarak görüyorduk bunları istiyorduk. Saglik istiyorduk huzur afiyet istiyorduk iyi bir aile geçimi vs. Marifetle birlikte neyi nasıl yapmamız gerektiği  bizlere rüya yoluyla veya yasatilip gösterilerek öğretiliyor. Mesela çok zayıf bir fiziksel yapım vardı hep güçsüzdüm az bir yol yürüyünce dahi yoruluyordum nereden duymuşsam " Allah ım bana heybet ve azamet ver" diye dua ediyordum Envar ül aşıkın ı okurken bir yer dikkatimi çekti Rabbimiz kutsi bir sözünde " kullarım Benden azamet istemesinler azamet yanlız Bana mahsustur" buyuruyordu. Bir anda ufak bir şok geçirdim " Rabbim ben uzun yıllardır bu şekilde dua ediyorum Sen bana ceza vermedin bu kadar zaman bekledin sabrettin ve bana üzmeden incitmeden nasıl büyük bir zerafetle öğrettin diye ... tövbe namazı kıldim özür diledim .Sonrasında esas düşmanımın içimde yasayan nefs adlı bir fasık kâfir olduğunu ve ona karşı heybetli olmam gerektiğini De ki kendinizi gördünüz mü? ayetini yasattiginda öğrendim. Rabbime hem hayretim arttı hem hayranlığım arttı hem de hasretim arttı. Böyle bir Rabb kesen taş eden olamazdı... Mesela Marifetten önce pek çok sıkıntılı dönemde başımı gökyüzüne kaldırıp Rabbim yetiş nerede kaldı yardimin anlamında gökyüzüne bakmışlıgım olmuştu. Kur 'an okurken Rabbim Bakara suresi 144.ayetiyle cevap verdi "Doğrusu, biz, yüzünün semaya yöneldiğini, orada şekilden şekile geçerek, aranıp durduğunu görüyorduk. Artık seni hoşnud olacağın bir kıbleye çevireceğiz. " ayetiyle sadece bir bakışımı dua saymış lütfetmiş ve cevap vermişti. Oysa ben Rabbim yetiş demeyi bile akıl edemezken... Tevhit bayrağımız Fatiha 'nin 4. Ayeti sancagimiz dedik, sancak nedir? Içerisinde bulunduğumuz bölge, bu bölgenin bir işareti..Bizler Hakkı hakikati batila tercih edenleriz yani bu bölgedeyiz. Sevgi ispat istemez mi? Sahabe Efendilerimiz Peygamber Efendimiz s.a.v den "yanlız Sana kulluk eder yanlız Senden yardim dilerim" ayetinin önemini öğrendiklerinde daha dikkatli davranmış daha çok hassasiyet göstermişlerdir örneğin; devenin üzerindeyken kılıçları yere düştüğünde yanlarında bulunan arkadaşlarına - kılıcımı bir aliverir misin? dahi demez deveden iner kılıcını alır tekrar binerlermiş. Bizim için ne kadar basit ne kadar sıradandı oysa en azından çocuğumuza bir bardak su istemek ... Işte bu yüzden Rabbimiz " kullarım neden az düşünüyorlar" buyuruyor . Ben o bir bardak suyu istediğimde sancağın altından çıktığımı fark etmedim bile , o suyu kendim alma gücüne sahipken ayağa kalkmam gerektiği için susadigimi hiç düşünmedim bile.. Rabbimden isteseydim " Rabbim bana güç ver suyumu almaya üşeniyorum deseydim nefsime darbe vuracaktım onun tembelligini yakacaktım belki de.. Abdulkadir Geylani hz ; " Ey oğul bir şey sana verilmemişse onu isteme o şey üç sebeble yaratılmıştır, birincisi senin nasibin olarak yaratilmistir sen istesen de istemesen de o sana gelir asla başkasına gitmez. Ikincisi bir başkasının nasibi olarak yaratilmistir o ona gider asla sana gelmez. Üçüncüsü belâ için tecrübe için yaratilmistir ısrarla istersen belâ istemiş olursun bela isteme! " buyurmuştur. Neyi nasıl istememiz gerektiğini dahi Rabbimize sormanın önemini bu şekilde öğretiyor büyük Sultan .. Bizler marifete gelince "Allah ım bu konuda benden ne duymak istiyorsan bana onu öğretir misin onu söyletir misin?" diye dua etmeyi öğrendik öncesinde olsa kendi irademizle dua etmemiz gerektiğini düşünürdük halbuki Kur 'an da o kadar çok ayette neyi nasıl istememiz gerektiğini, duayı bizzat Rabbimiz öğretiyor .. okumadık Kur 'an cahili idik şimdi öğrendik öğreten Rabbimiz e hamd olsun .. Ee mü 'minin mü min e duası hayırlıdır buyurmuş Efendimiz s.a.v diyorlar dine yeni şeyler katıyorsunuz diyorlar, evet biz yeni şeyler öğrenip gerçeğini doğrusunu öğrenip ögretenleriz ... Bu hadis i şerifinde Peygamber Efendimiz s.a.v " duaya müstahak olmanın hayrını " öğretiyor yattığınız yerden hadi bana bir dua ediver demenin ne gibi bir hayri olabilir ki .. Kader gayrete aşıktır. Bu yüzden biz kimseden dua dahi istemeyiz ..  "Nefsin 5 000 yüzü 10 000 tuzağı vardır" buyurmuş Sultanlarımız, nefs puslu görmüş havayı Esmalarla yol almaya çalışan Tevhidi bilmeyen kullara kurmuş tuzağı. Bir eşya mi alacağım hemen hazır vesvese ; " sen masivaya battın dünyaya meyl ettin onu alırsan Rabbinin rizasindan uzaklaşırsın " ( korkuyla yönetme politikasi ) oysa ki gidip bakıyorum benim cömert Rabbim ayırmış bir tek kalmış rafta almak istediğim bekletmiş benim rızkımı... en basit gibi görünen olaylarda ne büyük tuzaklar kuruyor nefs denen musibet onun sırtına binersem olacak bana ziynet o benim sırtıma binerse benim halim olacak zillet.. Mesela koltuklar eskidi evde gittik koltuk aldık hiç alakası yokken tava hediye ettiler nefs vesveseyi verdi " sen dünyalığı çok seviyorsun o yüzden Rabbin senden bıktı o yüzden verdi " amaç ne şükürsüzlüğe düşürmek oysa ki ben yıllar önce beğenmiştim istemiştim ben unuttum Rabbim unutmadı ikramda bulundu ben O'nu daha çok seveyim diye Sevgilim bana lütufta bulundu. Marifetten önce olsaydı nefsin tuzağına düşmek çok kolaydı.. Rabbime hem hayretim artti hem hayranlığım arttı hem de hasretim arttı. Böyle bir Rabb kesen taş eden olamazdı... O El Ganiyy bitmek tükenmek bilmeyen hazineler sahibi.. Peygamberinin üzerine aldığı bir hakkı bile kuluna ödeyen bir sevgili değil mi? O Benim Peygamberim sen sıradan bir kulumsun senin ne hakkın olabilir ki ? Diyebilirdi ama El Hakim o değil mi ? Gereksiz ve abes iş asla yapmayan ... Gereksiz ve abes iş asla yapmazsa ve ben gerçek iman sahibiysem marifetten önce de verdiğinde de vermediğinde de bir hikmet olduğunu bilmem gerekirdi. Idrak için tefekkür gerekir tefekkür için okumak , temiz akıl için zikir gerekir zikir için sevgi gerekir sevgi için belâ gerekir üzüntü gerekir bu da Nazı cilveyi gerektirir .. Rabbimize sevgili olmaksa amacımız bir sevgili nasıl davranırsa öyle davranmak gerekir. Mesela bugün bunu giyeyim mi ? Ben nefsin istediğini giysem belki o gün enaniyete düşecegim nefs hep begenilmek isteyen alkış bekleyen değil mi? ... Bugün buraya gitmek istiyorum ama param yok Sen bana verir misin? Gibi... Doktor mu bilir hastanın ilacını hasta mi? Kendi reçetesini kendi yazan hastaya benzer ben biliyorum diyenin hali doktor dururken kapıdaki dilenciden reçete yazmasını istemektir Rabbinden istememek değil mi?  Kullar zahirde ne kadar zengin olursa olsun bir dilencidir Rabbinden dilenen çünkü herşeyin sahibi O.. Rabbimiz zatında ve sıfatlarında asla hiç bir yarattığına benzemez eşi ve benzeri olmayan Padişahlar padişahıdır O.

Keziban 04.12.2020

İnsan otuzlu yaslara geldiginde yavas yavaş kendini sorgulamaya başlıyor. Neden bu Dünyaya geldik ? Neyi yanlış yapıyorum acaba ? Nasıl daha fazla sevap kazanabilirim gibi sorularla meşgul olabiliyor Allahima şükürler olsun yıllardır namazlarımı aksatmamaya gayret gösterdim…..Su an 46 Yasindayim. Insanin Nefsi maalesef cahilken birçok seyleri yanlışa sürüklüyor. 6 aydir Veysel karane zikrini yapıyorum. Bu zikri bana anlatan yardimci olan arkadaşımdan Allah razı olsun.Ilk baslarda bana demistiki …Bu zikre devam ettiğin sürece ruhun evliyalardan ders alacak. Ben icimden tabiki nefsimede uyarak, bu kafayı siyirmiş böyle bişey olamaz demistim. Kokulardan falanda bahsetti ve baska baska olmuş olan olaylardan bahsetti. Ben tabi yorum yapmadan sadece dinledim. Kendi kendime dedimki :Sadece sabah 15 dakikalık ve aksam 15 dakikalık bir zikirle olamaz böyle seyler !!!! Biz kimiz ki evliyalardan ders alalım. Bana çok saçma gelmişti. Neyse … Ben tabi zamanla  sabah ve aksam zikrimle Rabbimi zikretmem gerektiğini ve Peygamberimize salata selamlar getirmem gerektiğini özellikle HEDIYE etmeyi (bagislama değil) sonradan ögrendim. Rabbime şükürler olsun gün boyu abdestli gezmeye özen gösteriyorum nereye gidersemde zikir matik parmağımda her gün biraz daha fazla Tevhid biraz daha fazla Salat selam göndermeye gayret ediyorum. Son zamanlarda hayatim çok değişti. Disariya ciktigimda bulutlara, agaclarin güzel renklerine herseyi farklı görüyorum. Muharrem Karabay hocamızın kitaplarını okumaya doyamiyorum. Öyle güzel yazmiski. Benim 14 yaşında Engelli bir oğlum var. Rabbimin hediyesi altı aylık dünyaya geldigi icin yürüme engeli ve isitme engeli var. Ben bu oğlumda anladım duymanın ne kadar kıymetli ve son derece önemli oldugunu. Oğlum ameliyatla bi cihaz takiyor onunla herseyi duyabiliyor.Ama sonuçta ne kadar teknoloji ilerlesede Kul yapımı!!!! Demem istedigim bu aleti kullanabilmesi icin büyük bir ameliyat geçirmek zorunda kaldı. Bitmedi ilk zamanlar ayda iki defa sonraları ayda bir defa klinike gidip o aletin oğlumun reaksiyonuna göre ayarladılar. Üç sene bu islem böyle devam etti. Evde bi canta dolusu o cihazın parçaları var. Bu cihazın bir parçası  bozulduğu zaman çocuğum hic ama hic bişey duymuyor .Duyupta konusamadigi icin yıllarca çok hircindi . Kendini ifade edemiyor baska cocuklar gibi yapmak istediğini anlatamıyor derken bir sürü problem doğuyor automatikmen duymak megersem öyle komplike ve öyle önemliymiş de bizler bilmiyormuşuz. Ayni sekilde yürüyebilmek.Tek basına ayağa kalkıp yürüyebilmek...Allahım sayfalarca yazabilirim bu konuda…..Rabbim bizlere ne büyük nimetler vermiş de biz farkında bile degiliz!!!! Ama sabredince Allahım neler neler lütfediyor…..Biz yeterki bunu fark edip kıymetini bilelim. Bunları düşünebilmek tefekkür edebilmek o kadar kıymetli ki.  Saglikli bir bebek büyütmek ne kadar kolay ve zahmetsiz. Elinden tutup götürebiliyor insan gittiği yere…. Ne Pilini düşünmek gerekli nede özel ayakkabilarini giydirip hazırlamak gerek ….nede herhangi bi aletini taşımak zorundasın….Demek istediğim su ki kıymetini bilelim…. Hic görmediğimiz bizim icin sıradan gelen seylerinde farkına varalım ve Rabbimize şükretmesini bilelim. Ben öyle olarlar yasadimki. Hangi birine şükretsek azdır.Demek ki benim bunları yasamam gerkiyormus bütün bunların kıymetini daha iyi anlayabilmem icin. Bunlari düşündüğüm zamanlar hep aklıma su geliyor:“ Rabbim Sevdiği kullarına dert ,keder verir ki kendine yaklaştırmak icin“ Rabbimin sevgisine layık olmaya nasip et bizlere…..



« Önceki 88 - 89 - 90 - 91 - 92 - 93 - 94 - 95 - 96 - 97 Sonraki »
Toplam Kayıt Sayısı: 3214


2018 © VeyselKarane | veyselkarane.com | All rights of the site are registered in the name of "Muharrem Karabay" .