Allah’ın ve resülünün selam ve bereketi üzerinize olsun. Yaklaşık 5 yıldır üveyslik zikrini yapmaktayım. Allah’ıma nasıl şükredeceğim bilmiyorum ki bu eşsiz sofrada bana da yer ayırdığı için. Bunun nasıl bir duygu olduğunu zikre girince anlayacaksınız. İnsanın yaşamadan anlaması gerçekten zor. Çünkü ilk siteye girip ziyaretçi sayfasını okuduğumda hem çok etkilenmiş, hem içimde yaşama isteği arttmış hem de acabalar oluşmuştu. İnanılmazdı ve yaşanamaz diye düşünüyordum. Ama insan kendinde bunlara şahit olunca önyargılı yaklaşmamak gerektiğini anladım. İnsan hep rabbini sevmek isterde bunun için türlü arayışlara gireriz onun gibi insanların tavsiye ettiği herşeyi yapıyordum. Ama içimde bir türlü bu arayışlar bitmiyordu. Herşey yine eksik, ruhum yine hüzünlü, ben mutsuzum ve yaptığım ibadetler yine eksikti. Dualarımda rabbim seni sevmek istiyorum, günahlarımı terketmek, kötü huylarımı bırakmak, daha sevgi dolu, ibadetlerini düzenli yapan bir kul olmak istiyorum. Beni de senin sevdiklerinin arasına beni de alır mısın? diyordum. Kendime bakıyorum; öfkeli, inatçı, küsen, kusur arayan, insanları kıran, yeterince kulluk yapamayan ben, bunca pis huylar varken rabbime nasıl sevgili olabilirdim ki. Ama Allah kullarını o kadar çok seviyor ve merhametli, kullarını bağışlamak için sebepler arayan ki mutlaka kulundan rahmetini esirgemiyor. Zikrin kapılarını bana açınca Allah’ın kusur gören değil, kusur örten olduğunu, kulu hatalarından tövbe ettiğinde bağışlayan olduğunu zikreden kardeşlerimize verdiği lütuflar ile adeta üzerinize saçıyordu. İnanın insan huzura kavuşuyorsa zaten doğru yoldasındır. Zikre ilk girdiğinizde size verilecek olan da yıllardır aradığınız huzurdur. Ben buna kavuşmuştum ne kadar şükretsem azdı. Korkunun yerini sevgi, huzur, mutluluk, sükunet, merhametin alması da bundandı. Bunca yıldır mücadelem hep kendi nefsimleydi. Nefsim yıllardır başkalarını kusurlu gösterirken aslında kusurlarımı gizleyendi. Ona uymakla ben bunca kötü huyları edinmiştim. Zikir ile beraber eski huylarımı terketmeye başladıkça, zikrimde, namazımda, kuranımda huşu, devamlılık başladı, öfkem azaldı, insanları daha yardımsever ve sevgiyle yaklaşmaya, onlara daha anlayışlı olmaya, dertlerine kendimi ortak etmeye başladım. Bir kardeşimin Allah’ı sevmesine vesile olabilmek en mutlu olduğum anlardır. An geldi inanılmaz kokularla rûhumu okşadı, rüyalarımla müjdelerimi, gayretimi, yapmam gerekenleri, nefsimin hallerini gösterdi. Ne kadar lütuf vermiş olsa da rabbimiz ; bizim tek duamız Allah’ım ayaklarımızı sabit kıl ki bizi bu sevginden, kulluktan, sevdiklerinin yolundan ayrılmayalım oluyor. Bu Aşk’ın yolcuları arasında son nefesime kadar gayrette ve hizmette olup, Allah ve resülünü kullarına anlatmak ve sevdirmek ile geçiririm inşallah. Beni ne zaman anlayacak ve hak vereceksiniz biliyor musunuz? Zikretmeye başladıkça. Diyeceğiniz tek söz ise; Allahım neden daha önce karşıma çıkarmadın ben bu sevgiden yıllarca uzak kalmışım olacaktır. Allah’ın zikreden kardeşlerimize olan kelamı ile bitireyim; Zikret, YAŞA ve GÖR ‘dür. Çünkü herşey bu kalemde gizlidir. Bırakın bu kelam sizde yaşasın, hayat bulsun. Emin olun ki asla pişman olamayacaksınız. Kendinize lütfen bir fırsat verin. Kader gayrete aşıktır.