Allah'ın, Resul'ünün Selam ve Bereketi Üzerinize Olsun.

YAŞA VE GÖR

Animated Sidenav Example

Click on the element below to open the side navigation menu.

☰ open

Visitor Book






* Size geri dönüş yapabilmek için lütfen kullandığınız bir mail adresinizi yazınız.

FİRUZE ÜVEYS 24.02.2020

*SENİ SEVGİ İYİLEŞTİRECEK* Canım arkadaşım,kardeşim, büyüğüm... Bu mektubu seni çok sevdiğim ve senin için birşeyler yapmak istediğimden yazıyorum sana...Hep diyoruz değil mi? Çok gafletteyiz, yeterince kulluk yapamıyoruz, depremler, felaketler çoğaldı, zamanımız git gide kötü bir zamana doğru gidiyor... v.s...Bizler de bu kötü zamanın içinde sıkışmış, ne yapacağını tam olarak bilemeyen ama bir taraftan da kendimiz, ailemiz çocuklarımız için zamanı daha da güzelleştirmek için birşeyler yapmak arzusunda olan insanlarız... Peki ne yapacağız o halde? Çok basit. *Kendini değiştireceksin....* Ne demiş Şems Tebrizi Hazretleri: *"Sen değişirsen dünya değişir."* Bir gün bir öğrencimi izlerken birşey dikkatimi çekti. Parmağını biryere vurdu ve kendi parmağına bir öpücük kondurdu... Bunu hepimiz yaparız aslında farkında olmadan. Bir yerimiz acıdığında, mesela elimizi bir yere sıkıştırdığımızda gayri ihtiyari ya dudaklarımıza götürür, öper, ya da diğer elimizle tutarız ki acının azaldığını hissederiz böylelikle... Kendimizi kötü hissettiğimizde sevdiğimiz birine sarılma ihtiyacı duyarız. Bunların hepsinin bilimsel açıklamaları var. Çünkü kendi kendimize destek olduğumuzda da, bir başkasından destek aldığımızda da dokunma ile vücutta bazı hormonlar salgılanıyor ve kişi kendini daha iyi hissederek, acısı azalıyor...Yani sevgi acıyı hafifletiyor... Peki ruhumuz... Kendi kendimize öpücük kondurmamız, annemize, babamıza, kardeşimize, arkadaşımıza sarılmamız bize kendimizi bu kadar iyi hissettirirken Allah'ın dokunması nasıl bir etki bırakır düşünün artık... Ruh soyut bir kavram.... Ruha dokunmak da soyut... Mesela dinlediği ve etkilendiği bir şarkının, sesi, melodisi, şarkının kendisine bıraktığı his dokunur ruha... Güzel bir koku dokunabilir ruha... Güzel bir söz... Güzel bir hareketin sende bıraktığı duygu dokunur ruha... Ruh latiftir, latif olan şeyleri arar... Ruha en çok ne dokunur biliyor musun? Allah'ı zikretmek... Kişinin kendi kendisini öpmesinin bile iyi hissettirdiği bir yaşamda Allah'ın ruhuna dokunmasının etkilerini düşünebiliyor musun? Kimsenin göremediği ruhu Allah görebilir, gördüğü için dokunabilir, dokunabildiği için, sevip okşayabilir... Bir yavru, annesinin parmakları altında okşanmaktan nasıl bir güven hissederse, ruhu Allah'ın rahmet parmakları arasında okşanan kişi de o duyguyu hisseder.... Sen sensin.... Ruhun içinde...Rabbin kalbinde... Ama buna rağmen irtibatsızlık var... O seni duyuyor da sen O'ndan habersizsin... Şimdi sana Rabbinle kolayca arayıp konuşabileceğin, O'ndan her daim haberler, bilgiler alabileceğin, O'nun seni daha çok seveceği senin de O'nu daha çok seveceğin bir telefon numarası vereceğim... Günde 2 defa tuşladığında seni nasıl sarıp sarmaladığını, seni nasıl sevdiğini, seni nasıl sana izah ettiğini, kötülüklerden koruduğunu, sıkıntılarını hafiflettiğini ya da tamamen senden aldığını, seninle her konuda dertleştiğini, bazen bir anne, bir baba, bir sevgili, bir dost, bir yardımcı, bir kurtarıcı, bir vekil olduğunu göreceksin... Evet dünya çok berbat bir yer oldu... Ama bunu değiştirmek önce kendimizden başlayarak elimizde... Sevgi ateş gibi bulaşır dokunduklarına...Ateşin küçük bir kıvılcımla koca koca evleri yakması gibi sevgi de sende yok edilmesi gereken hangi nefs çöplükleri varsa yakar yok eder,kül eder...Sonra bir bakmışsın o küllerin altından yemyeşil ormanlar fışkırmış,iyileşmiş, güzelleşmişsin... *UNUTMA! SENİ SEVGİ İYİLEŞTİRECEK* *FİRUZE*

Zeynep 22.02.2020

Allahın ve Resulünün selam ve bereketi üzerinize olsun inşallah 🌹 Hamdolsun 9aydır zikirdeyim. Bir çok sıkıntım, korkularım gelecek için endişelerim vardı. Bir boşluk vardı içimde ama neydi bilmiyordum, içimde karalar bağlayan bir yer vardı meğer orası kalbimmiş. Kalbimin Rabbine dön çağrısı imiş. Daha zikre başlamaya niyet ettiğimde içimde bir huzur heyecan mutluluk oldu. Yıllarca açtımda yiyecek bulmuş gibiydim. Hamdolsun başladım, bir hafta zikirden sonra namaza başlamayı nasip etti rabbimiz, daha sonra kuran okumaya tefekkür etmeye doyamadım, bazı kötü hallerim vardı Rabbim temizledi aldı, hep korunduğumu hissettirdi bana. Namazlarda eşarbımdan misk kokuları aldım, ödenmesi zor bir borcum vardı bir anda hiç ummadığım yerden borcum ödendi.... Herşeyden önemlisi Rabbim o yüce ismini zikretmeye layık gördü.. TEVHİT kalesine çekti aldı hamdolsun Alemlerin rabbi olan Allah'a 🌹 🌹

FİRUZE ÜVEYS 22.02.2020

*HELVA YAPSANA!* Allahın ve Resulünün selam ve bereketi üzerinize olsun.... *Yüzlerinizi bazan doğu, bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekatı verirler. Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır.*(Bakara 177) Öğretmenimin en son yorumladığı rüyalarımda birçok güzel haberler aldım hamd olsun. Bazı sıkıntılarımın çözüme kavuştuğu haberi, daha iyi bir mümin kul olabilmem için yapmam gerekenler, nefsimin ne tür azgınlıklar ile beni oyalamaya çalıştığı ve nefsim konusunda dikkatli olmam gereken hususlar.... Ve daha birçok güzel haber.... Bu haberlerden yine en güzellerinden birisi de 14 Şubat Sevgililer gününde gördüğüm ve sevgililer günü hediyesi olarak verilen yeni mana öğretmenimdi... Yeni mana öğretmenim Aziz Mahmud Hüdai olmuştu. Bu zaten çok güzel bir haberdi ve bunu bana o alem Sevgililer Günü hediyesi olarak vermişti... Ne büyük bir saadet "sevgili" ile vasıflanabilmek... Peki ne oluyor da biz bu güzellikleri yaşayabiliyoruz... Bir anda sıkıntılarımız alınıveriyor, güzel manevi hediyeler alabiliyoruz, nefsimizin çirkin planları bize aşikar ediliyor, daha iyi bir kul olalım diye tavsiyeler veriliyor....Neden yaşıyoruz bunları? Bakara 177. Ayet bunu çok güzel özetlemiş aslında.... Bizler yüzümüzü bazen Rabbe bazen de nefse çevirerek ortalama bir kul olmak istemiyoruz... Bizler üveysilik düsturları gereği Tevhidi tam manasıyla yaşamaya, sıkıntısı olan, manen yetim kalmış kullara destek olmaya, günde sadece 5 vakit değil her an Allah'ın huzurunda olmaya, elestte verdiğimiz sözü tutmaya, imtihanlarımızda sabırlı olmaya ve sadece Allah'tan yardım dilemeye gayret ediyoruz ve sonuç olarak da mükafatını alıyoruz hamdolsun.... *Sevgili kardeşlerim...* *"ALLAH SİZE YETER"* *"DİN, KULLUK BEDAVADIR"* Günümüzde bir ticarethane haline dönüşmüş tarikatlarda vakit harcamak, bir dergaha, şeyhe bağlanmak zorunda değilsiniz artık.... *Allah'ı mı arıyorsunuz?* O size şah damarınızdan daha yakın... *Dininizi mi öğrenmek istiyorsunuz?* Her ay anlamadan Arapçasından hatmettiğiniz Kuran'ı açın okuyun... *Allah'ı mı zikretmek istiyorsunuz?* İşte Allah'ın siz kullarına kolaylık olsun, her kul beni istediği yerde zikretsin diyerek aşikar ettiği "ÜVEYS ZİKRİ"... Yanlış olduğunu mu düşünüyorsun? Peki Kuranda Tevbe,Salavat ve Tevhid çekilmesini engelleyen hangi ayet var? Bunlar bizim dinimizin gerekleri değil mi? *Allaha kul mu olmak istiyorsun?* Zikre başla... Bak seni Rabbim nasıl eğitiyor kendin gör... Hani eskiden bir türkü vardı eğlenirdik dinlerken... Bakkal amca! Unun var mı? Yağın var mı? Şekerin var mı? O halde ne duruyorsun... Helva yapsana! Diyordu ya... İşte Allah sana akledecek bir akıl, hissedecek bir kalp, gözler, kulaklar vermiş. O da yetmemiş seni Müslüman olarak yaratmış... Daha da yetmemiş tarikatın bir üst basamağı olan marifeti daha kolay yaşayasın diye Marifetin girişi olan "üveys zikrini" aşikar etmiş...Kuran'ı vermiş, peygamberi vermiş... Eee ne duruyorsun? Artık aklını kullansana! Allah'ı zikretsene! Evinde şeker varken gider para ödeyip bakkaldan alır mısın tekrar? Neden gönül evinde her imkan varken tarikatın ticarete dönüşmüş zırvalıklarına kanıyorsun? ... Aynı Allah 'a çok daha kolay bedavadan ulaşıyorsun bu zikirle.... HADİ GELSENE! YAŞASANA! GÖRSENE! *FİRUZE*

Tayfun 21.02.2020

Allahın ve Resulunun selam ve bereketi üzerinize olsun YARA İZİ Hepimiz çeşitli imtihanlardan geçiyoruz. Bu imtihanlar bazen çok zor ve çetin olabiliyor. İmtihan ateş misali yakıyor. İmtihan zamanı çok canımız yanıyor belki çok feryad ediyoruz. İmtihanda ki tavrımız bizi şekillendiriyor. Nerede neyin eksik, yanlış ve kusurlu oldugunu görmemizi ve düzeltmemizi sağlıyor. Her imtihandan bizlere bir nişan, iz kalıyor. Bu iz bize, ona baktığımız zaman o imtihanımızı,yaptığımız yanlışları ve ne yapmamız gerektiğini hatırlatıyor. Her imtihandan sonda bizlerde bir yara izi kalıyor. Bu yara zamanla kapanıyor. Tedavi sürecinde o alem bizlere şefkat ile büyük yardım yapıyorlar. İmtihandan sonra aldığımız yardımlar, lütuflar, ilim ve idrak ile yaralarımız kapanmaya başlıyor. Sabır ve sevgi ile iyileşmeye başlıyoruz. Elbet sonunda kapanıyor ve geçiyor o yara yalnız izi kalıyor. Bu iz de unutkan oldugumuz için bize hatırlatmak için bir hediyedir. Ne kadar yara bere içinde kalsak da ne kadar düşe kalka yol alsak da biliyoruz ki Rabbimiz bizleri sevmektedir. Seven sevdiğine sevgisini göstermek için bazen onu korkutur ve canını yakar. Ona bir zarar gelmesin ve üzülmesin diye. Aslında yine sevdiği içindir her ne yaparsa. Her yara bizde bulunan bir hatanın sonucunda oluşmuştur. Hata yapmayan insan hiçbirşey yapmayan insandır. Hata yapmaktan korkmayalım. Yara mutlaka kabuk baglar ve sonunda geçer. Bizler yeter ki kabugu ile oynamayalım ve tekrar o yarayı tazelemek için çalışmayalım. Rabbim bütün yaralı ve dertli kullarının dermanını ve şifasını versin. Bütün dertlerinin dermanını, Allahı anmakla ve sevmekle bulursun.

Firuze üveys 19.02.2020

*MARİFET GÖZÜ* Hepimiz bu dünyaya gönderilmeden önce bir elest hayatı yaşadık. Elest hayatında herkes kendi halini ispatladı.Kimisi sevgisini ispatladı kimisi de aklını kullanamadığını... Buna rağmen Rabbimiz kendini doğru şekilde ispatlayamayanlar için ikinci bir şans olarak dünya hayatını yarattı. Bizlere indirilen Kuranı Kerimde de mümin olabilmek için yapılması gerekenler anlatıldı. Bu da yetmedi peygamberimiz yaşantısı ile bizlere örnek oldu ve nasıl olunması gerektiğini gösterdi... Ama herkes bu hayatı bakış açısına göre yaşıyordu... Bir heykeltıraş sanatçısının çok sevdiğim bir sözü vardır: "Michelangelo'ya sormuşlar , “nasıl böylesine güzel heykeller yapabiliyorsunuz?” diye. O da Cevap vermiş : “ O güzellikler zaten taşın içinde var, ben sadece fazlalıkları atıyorum”. . Michelangelo ünlü ‘Musa Heykeli’ni yaptıktan sonra karşına geçip saatlerce seyredermiş. Hatta birgün dayanamayıp “konuş ya Musa!” dediği söylenir. Bir olaya, bir nesneye veya herhangi başka bir şeye bir sanatçı gözü ile bakmak çok başkadır. Hepimizin normal bir taş olarak baktığı şeyde bir heykeltıraş o taşın ruhunu görür... Ya da bir tasarımcının önüne bir kumaş serdiğinizde kumaşa değil kumaşın ne olmak istediğine odaklıdır... Bir ressamın önüne boyaları koyarsınız ressam kırmızının, mavinin, yeşilin konuşmasını dinler önce... O an renkler kağıdın neresine hangi dokunuşlarla tutunmak istiyorlarsa oraya tutuşturur ressam renkleri... Ressam resim yapmaz aslında, renklerin ruhunu kağıda döker... İşte bizler de elestte bir sanatçının elindeki renkler, bir tasarımcının elindeki kumaş gibiydik elestte... Kendi rengimiz ve kumaşımız zaten ne olmak istediğini haykırıyordu. Bu dünyaya da o resim, o giysi olarak gönderildik... Peki resim bitti, terzi kesti kumaşı bitti mi? Hayır tabi ki... Şimdi sıra sende... Her ne olmaya karar vermiş olursan ol, bir resme birkaç detay kondurmak veya bir giysiyi rengini boyamak, aksesuar takmak veya bambaşka bir tasarım oluşturmakla çok daha güzel hale getirebilirsin. Bu senin elinde... Bunu nasıl yapacaksın peki? *MARİFET GÖZÜYLE* Marifet görüşüne sahip olabilmen için öncelikle marifette olmalı, zikrini yapıyor, rüyalarını öğretmenine anlatıyor ve nefsin ile mücadele ediyor olmalısın. Marifete daldığında artık marifet görüşü de sende oluşmaya başlar.Denize dalan birisinin deniz altını suyun gizemli ve büyüleyici görüntüsünden seyretmek gibidir bu... Nasıl ki bir sanatçı taşların, renklerin, kumaşın ruhuyla konuşursa ve bir eser çıkarırsa ortaya sen de gözünün gördüğü her ne varsa onun ruhu ile iletişim kurduğunda başlar en güzel tefekkürler.... Herşey sana Allah'ı ve Tevhid'i bambaşka şekillerde anlatırlar..... "Mümin müminin aynasıdır" der ya peygamber efendimiz... Aslında gördüğün herşey sana ayna olur... Senin içindeki Allah sevgisini anlatabilmek için sana bir ışık tutar... Ayetler de böyledir... Şems Tebrizi der ki:" Bir ayet bir Allah dostuna binlerce şekilde açılabilir..." Neden peki? Neden bir ayetin bir anlamı yok sadece? Çünkü senin bir anlamın yok ki sadece... Sen tek bir dem, tek bir duygu, tek bir hal, tek bir his değilsin ki... Her ayet her bir demde farklı şeyler anlatır sana çünkü sen her bir demde farklı ışık saçarsın....Ayet seni sana yansıtır... *MARİFET GÖZÜ İLE BAKMAK HERŞEYDE KENDİ YANSIMANI GÖREREK ORTAYA KENDİ SİLUETİNİ ÇIKARDIĞIN BİR SANATTIR....* *FİRUZE*

Tuna üveys 18.02.2020

Allahın ve resulun selam ve bereketi üzerınıze olsun inşallah. Bu yol oyle bır kutlu yolkı Tum sıkıntılarınıza dertlerınıze. Hastalıklarınıza şifadır. Allah ve resulumuze gıden. En dogru yoldur.. Huzurun tek adresı. Aşka açılan kapıdır. Bu yolda kula kulluk etmek yok. Bu yolda Allahla aranda aracı yok. Bu yolda para vermek yok. Bu yolda senın ne dıs gorunusune nede senın maddı durumuna ne iş yaptıgına bakan yok. Bu yolda yaratantan öturu herkesı sevmek var. Kardeslık var. Ummetın derdı ıle dertlenmek var.. Bu yolda huzur var. Bu yolda Allah ve resul aşkıyla yanmak var. Fatıhanın 4.Ayetını sancak yapmak yalnız sana ıbadet eder ve yalnız senden yardım dılerız ayetını hayatımıza sancak etmek var.. Gel sende kardesım. Bu mucıze zıkırle hayat bulduk can bulduk. Bulduk demıcem buldurulduk . Çunku Yuce Rabbımız dılemeden yaprak dahı kımıldamaz kendı adını andırmaz.. Bızlerı kendısını anmamıza ızın veren Rabbımıze hamdolsun. Oyle bır kutlu yoldayızkı Bu yolda Rabbımız hayatımız boyunca neyle savasmamız gerektıgını yanı en buyuk savasımızın kendı nefsımızle oldugunu ögrettı. ve nefsımızı gosterdı..Hamdolsun Zıkre ılk gırdıgımız anda ınanılmaz huzur verdı Evlıya sultanlar ogretmen verıldı. Hallacı mansur hz. Abdülkadır geylanı hz. Somuncu baba Zeynel abıdın hz. İmam bırgıvı hz. Sıddıklık muhru vuruldu. Rahmanı kokular, nurlar, salıh ruyalar,mana isimlerı verıldı. Rabbımızın lutuflarını saymakla bıtıremeyız. Yasatan gosteren ogreten bıldıren ve en dogru yoluna ıleten. Ve sevdıgı kulunu muharrem karabay hocamızı bızlere vesıle eyleyen yuce Rabbımıze ne kadar hamd etsek azdır..Tevhıd davetını işittık iman ettık.. Yaşa ve gor kelamını boşuna vesıle etmedı Rabbımız.bızler ve bınlerce kardesımız yaşayıp gorduk.yasatan Rabbımıze hamdolsun. Bızler colde vaha bulduk.gelın sızde için bu rahmet deryasından. (ARAF SURESI 69) Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nûh kavminden sonra onların yerine getirdi ve sizi yaratılış itibariyle daha güçlü kıldı. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.” 🌹🔥🌹🔥🌹

Firuze üveys 15.02.2020

*DUA EDİYORUM AMA KABUL OLMUYOR(MU!?)* Hiç kendinizi izlediniz mi? Bir sıkıntıya düştüğünüzde Allah'a dua ederek O'ndan yardım istemeyi akıl edebilmek için ne kadar süre geçiyor? Hadi bir mizansen çizelim: Örneğin hastalandın. İlk önce aklen yapabileceğin çözümler uygulamaya başlarsın. İlaç içebilirsin veya doğal, bitkisel çözümleri denersin. Sonra olmayınca bu sefer de internetten araştırmaya koyulursun. Şu hastalığa ne iyi gelir diye araştırır bulduklarını uygularsın... O da mı olmadı daha akıllıca bir çözüm olan doktora gitmek aklına gelir. Ama aslında kendin tahlillerini çok merak ediyorsundur... Doktora gider tahlil yaptırırsın, ilaçlar alırsın biraz rahatlar gibi olursun ama tam da geçmez... O şekilde kör topal devam etmeye başlarsın.... Allah'tan samimi bir yardım dilemek hala aklına gelmez çünkü aklına çok güvenirsin.... Baktın ki tam iyileşemiyorsun bu sefer farklı doktor arayışlarına girersin... Yine internetten başka şehirlerden doktorlar arar onlara gidersin... Söylene söylene hayatına devam edersin... Sonra artık bedenin sana bir yük gibi gelmeye başlar. Düşersin... İnsan düşmedikçe Allahtan başka kimsenin kendine yardım edemeyeceğini anlamaz.... Hep çareleri etrafında arar... Çünkü nefs hep başka hedefler gösterir. Yaptığı çözümlerden biri es kaza iyi gelsin ki Allaha yönelmeyi unutsun kul ister... Sonra Allaha dua etmeye başlarsın... Ama yalvararak, ciğerin kopacak gibi edersin, ağlarsın... Zannedersin ki ağlayınca, rol yapınca Allah hemen duana icabet edecek (edebilir de biz bilmeyiz.) Bu sefer sorgulamaya başlarsın o kadar dua ediyorum neden duam kabul edilmiyor. Allah beni görmüyor mu? Beni unuttu mu? Kendinizde bu cüreti görürsünüz... Ettiğiniz her duanın sizin için en doğrusu olduğunu zanneder kabul edilmeyince ben istedim olmadı dersiniz. Dua ederken adeta Allah'a akıl vermeye kalkışırsınız. (Haşa) Mizanseni kurduk şimdi de anlamaya çalışalım.Kendi çocuklarınızın isteklerini ve neden yerine getirmediğinizi, ne zaman ve neden yerine getirdiğinizi düşünün...Birçok cevabı bu şekilde bulabiliriz zaten. Allahın her işinde birçok hayırlar vardır ancak biz göremeyiz, anlayamayız o ayrı. Bir annenin evladına yaklaştığından daha büyük bir merhamet ile yaklaşır kuluna.... Bir kere yardımı herşeyden önce yani aklını devreye sokmadan hemen evvel Rabbinden yardım dilemeyi öğretmek ister. *"Ben sizin Rabbiniz değil miyim?"*(Araf 172) Bunun yanında senin nefsani birçok özelliklerini bu şekilde bertaraf eder... Çünkü insan aciz olmadıkça nefsi hep kabarır ve o toylukla baş kaldırmak ister... Size sabrı öğretir.. Örneğin hastalıklarda bedeninizin bir leşten farksız olmadığını asıl önemli olan ruhunuzun olduğunu size öğretir. *İYİLEŞİNCE SADECE İYİ-LEŞ OLURSUNUZ O KADAR* Size daha saymakla bitiremeyeceğim daha birçok hayırlar gizler. Ama şöyle bir gerçek var ki edilen hiç bir dua boşta kalmaz. Zamanı gelinde oldurulur yada daha iyisi ile değiştirilir... O halde bizim tek bir görevimiz var. Tüm sıkıntılarda vakit kaybetmeden hemen öncelikle Rabbimizden yardım dilemek... Varsın yardım ne zaman gelirse gelsin. Ama emin olun, *Akıl, Mekke'ye Gidecek Deve Ararken Aşk, Kâbe'yi Çoktan Tavaf Eder….*(Mevlana) *Kendi nefsiniz için her ne hayır yaparsanız, Allah katında onu bulursunuz.* (Bakara 110) FİRUZE

Selda Zeynep 15.02.2020

Allahın ve Resulunun selam ve bereketi üzerinize olsun. Ben bu zikri önce yapıp sonra bırakan ama sonrasında daha sıkı bağlanan biriyim.ilk başladığımda sadece kendi kendime yapma kararı almıştım.öğretmenimi seçtim ama bişeler sormaya çekiniyodum.işi vardır gücü vardır benle mi uğraşacak diyordum.gruplardaydım ama tek kelime yazmıyor korkuyordum kendimce bir şey olursa ben hiç katılmadım ki hiç bişe yazmadım diyecektim:) bu sürede bir çok da lütuf yaşadım ismim verildi.çok güzel rüyalar gördüm.sır ayetim verildi.öğretmenlerim verildi.hiç bi beklentim yoktu ama verilmişti hamd olsun.sonra giderek azalttım zikri ve sonra bıraktım.ama daha sonra ne kadar büyük bir boşluğa düştüğümü anladım.her anımda tevhide sarılırken şimdi sanki annesiz babasız kalan çocuklar gibiydim.bu sefer kalbim daha çok mutmain olarak döndüm korkmadım hiç bir şeyden çünkü yanlış hiçbir şey yapmıyordum.ya şöyle olursa vesveselerinden büyük çoğunlukla arındım.olacağı varsa zaten kaderimde varsa olurdu.analdım ki bırakıp tekrar dönmemin benim için hikmeti büyüktü.eğer ilkin olsaydı belki hala çekimser bir köşede bekliyor olacaktım.şimdi ise bırakmaktan korkuyorum.Allahım bizleri nasipsizlerden eylemesin.ayağımızı sabit kılsın bu yolda.bu defteri çok kere okudum ama yazmak hiç aklıma gelmemişti.bir gün bir rüya gördüm sayılı bir rüyaydı.öğretmenim say bekle dedi.hem bekliyor hemde çok korkuyordum başıma bir şey gelecek diye.vesveseye bakın.hep aklıma kötü şeyler geliyor.iyi birşey olabileceğini düşünemiyorum bile o gün geldiğinde evladımla alakalı çok büyük bir şey yaşadım.gece çocuğumun burnu kanadı.yanına gittim kesmeye çalıştık kanamasını tam kesildi derken anne burnumda bişe var dedi kızım bi baktım birşey gelmiş peçeteyle kan pıhtısıdır deyip aldım bir gözüm peçetede bir gözüm kızımda şaşkınlıkla bakıp duruyorum ama aklıma hiç birşey gelmiyor ne oldupuna dair.bu ne ya diyorum kendi kendime ama sonra gidip çöpe attım o gün hala bana birşey olacak sayılı gün bugün deyip geziyorum.taki akşa olup kafam dank edene kadar.öğretmenime anlattım bir musibet alınmış senden dedi.şok oldum.çünkü o vakte kadar aklımın ucundan geçmemişti böyle bişe.ben ki çok evhamlı bi anne olarak hiç önemsemeden çöpe attım gitti.ne bir fotoğraf çekmek geldi aklıma ne saklamak ne de birine söylemek tabiki ben değil yaptıran Allah.izin vermedi bana.sonrasında Allaha sordum neydi bu Allahım bana öğretirmisin diye o gün yine rüyamda mevsimi olmayan bir tabak meyve ikram edildi bu nerden çıktı mevsimi değilki bulunmaz dediğimde bunu sana Allah gönderdi onun hediyesi dendi.okuyanlara hayal ürünü gibi geliyor değil mi.ne diyelim yaşa ve gör:))

Gülüzar Çınar 15.02.2020

Selamun akeykum aranizda yeniyim inşallah rabbimin izni ile bugün başlıyacağım zikirlere allahım bana doğru yolu gösterir inşallah

FİRUZE ÜVEYS 14.02.2020

*CESARETİN VAR MI AŞKA?* Allahın ve Resulünün selam ve bereketi üzerinize olsun. Zikri elimizden geldiğince tebliğ ediyoruz insanlara... Kimi alıyor yapıyor hemen, kimi inkar ediyor. Kimi de arada kalıyor ve düşünmeye başlayarak karar vermeye çalışıyor. Bu tarz kişilerde hep deriz ki :"Rabbine sor. Rabbin doğru yolu gösterecektir sana."...Aynı ortamda bulunduğum bir arkadaşıma zikri tebliğ ettim. İlk etapta çok sevindi, çok mutlu oldu. Sonra sorgulamaya başladı. Rabbine sormasını söyledim. O gün (kendince) çok kötü bir rüya görmüş ve çok korktuğunu, hatta uçuk çıkarttığını söyledi... Tabi üzüldüm... Çünkü onun yerinde ben de olsaydım ben de mesafeli yaklaşabilirdim bu rüyadan sonra. Ben zikre ilk başladığımda çok güzel bir rüya görmüştüm ve O gün bu yolun doğruluğunu anladım hamd olsun. Benim de ilk rüyam böyleydi.... Tabi sonrasında düşünmeye başladım. "Allahım,ona da bana gösterdiğin gibi çok güzel bir rüya gösterebilir, kalbini mutmain edebilirdin. Benim göremediğim hikmet nedir diye düşünmeye başladım.Nefsim de girdi araya tabi ama ona fırsat vermeden Rabbime sorarak anlamaya çalıştım. Tabi öncelikle herşey nasip. Nasipten ileri yol gidemiyoruz. Bakalım Allah o kulunu huzurunda görmek istiyor mu? Bana tebliğ yapmam için izin veren Allah elbette ki huzurunda da görmek isterdi ama neden böyle olmuştu?Çünkü Allah aklını kullanabilecek ve nefsi karşısında dimdik durabilecek kullar arıyordu.Herşey bir mülakattı aslında. Ben zikri ilk bulduğumda çok ağır imtihanlar yaşıyordum. Karanlıklar içindeydim. Bana gösterdiği rüya ile ruhumdan bir aydınlık göstermişti Rabbim.... O arkadaşım da bir imtihan döneminde değildi. Yaşamı gayet güzel aydınlıktı ve nefsinin karanlığı gösterilmişti. Çünkü insan aydınlıkta karanlığı, karanlıkta da aydınlığı daha net seçebilir. İnsan imtihan döneminde nefsi ile uğraşmakta çok zorlanır çünkü iki karanlık bir araya geldiğinde seçilemez olabilir.... Bu yüzden asıl yiğitler imtihan döneminde nefsi ile uğraşabilip, alt edenlerdir. Bir gün öğretmenim demişti ki:"Sıkıntılı halinde bile nefsinin karşısında dimdik durabilmen o alemin çok hoşuna gidiyor...Rahatlıkta herkes yapar" demişti.... Tam tersi de geçerlidir bunun aslında.... Gün gibi aydınlık olan imtihan dışı zamanlarda da ruhunun ışığını seçebiliyor musun, yoksa enaniyete mi sürükleniyorsun.... İşte burada sınanan şuydu aslında: Hayatın gayet güzel giderken nefsinin çirkinlikleri ile yüzleşebilecek cesaretin var mı? *CESARETİN VAR MI AŞKA?* Namaz 5 vakittir. İnsan da bu 5 vakit üzere bulunur hayatta.... Öğlen vakti gibi apaydınlık... Böyle zamanlarda Allahı zikret ki sıkıntısız zamanlarda Allahı unutmayasın.... İkindi gibi olduğun zamanlarda da zikret... Ve akşam vakti gibi imtihanlar gelmeye başladığında da... Yatsıdaki gibi zifiri karanlık zamanlarında da Allahı zikret... Hatta gecenin kör karanlığında teheccüde kalkar gibi en zor zamanlarda nefs yorganını at üzerinden, buz gibi gayret suyu ile abdest aldır ruhuna... Teheccüd zikri ile zikret.... Ve imtihanların bitip ağaran sabahın Rabbine şükret ve yine zikret.... Sen her vakitte Allahı hatırlarsan Allah da her vakitte seni hatırlar... Üveysilik sadece Allahı zikredilen bir yol değil *AŞKA CESARETİ OLANLARIN SEÇİLDİĞİ BİR MÜLAKATTIR* *FİRUZE*


« Önceki 98 - 99 - 100 - 101 - 102 - 103 - 104 - 105 - 106 - 107 Sonraki »
Toplam Kayıt Sayısı: 3214


2018 © VeyselKarane | veyselkarane.com | All rights of the site are registered in the name of "Muharrem Karabay" .