BİZ ÜVEYS'LER KİMMİYİZ?
Bizler;
Yıllarca yaşadıkları yerlere, yıllardır girdikleri ortamlara ait olmadıklarını hisseden, yıllardır karşılarına çıkan dînî kisvedeki kişilere çeşitli vesilelerle bir türlü bağlanamayan, Ahır Zamanda Allah sevgisini yaşatacak, Allah'a giden yolu tarif edecek, doğru bir kişinin eksikliğini YAŞAYAN, ve en sonunda bir Hânede buluşturulanlarız.
O hanenin halkı olduğumuzda yaşayıp gördüklerimizle, artık gidilecek yolu bulduğumuzdan emin oldurulanlarız.
Allah'ın seçtiği ve vesile ettiği cismi Küçük, Ruhâniyeti yüksek olan bir Allah Dostunun çağrısına koşanlarız.
Küçük bir Hâne iken Kavim olan, Kocaman bir kalpte BİZ olanlarız.
Ve bildik ki, bu yüzden neden bir yerlere sığamadığımızı, ait olamadığımızı, hep yabancı kaldığımızı.
Çünkü bilemezdik ki, Rabb'imiz tarafından, Elest'te Üveys onuruna layık görüldüğümüz için çağırıldığımızı ve bekletilirken eğitim aldığımızı.
Ve nihayet bir gün Rabb'imiz; Mânâda Seçilmiş, bizim gibi dünyaya görevli olarak gelmiş olduğunu yıllar sonra anlamış olan, Muharrem KARABAY adındaki Allah (CC) ve Resulullah (SAV) aşığının, o güne kadar anlam veremediğimiz arayışlarımızın açılımının neden ve niçinlerini anlatan müşfik sesini duymayı nasib etti.
GELİN; YAŞAYIN ve GÖRÜN.
Ve; Allah (CC) ve Resulullah (SAV) aşkıyla dolu yalnız olduğumuzu zanneden gönüllerimizde, Zikirleri edâ etmeye başladık. Salih rüyalarda Nefsimizi görüp, nasıl savaşacağımızı öğrendik.
Yaşadık ve gördük; Rabb'imizin Hakk Dostundaki yansımasında,
Elest'te birbirlerini tanıyan, dünyada buluşan, Kardeş Üveys'ler olduğumuzu. Bilmiyorduk tanımadığımız nefsimizin Biz'i Ben yaptığını. Bildik ve öğrendik Elhamdülillah.
İbâdetin Allah'a yapıldığını biliyorduk ama, bilmiyorduk Fatiha Suresinin 4.ncü Âyetinde Allah'ın bizden istediğinin, (aracısız gerçek huzurun) yalnız O'ndan yardım istemekte olduğunu. Bildik. İşittik, itaat ettik, Îmân ettik, BİZ olduk, kalplerdeki sevgi Bir oldu, akın akın Birleşmeye başladık.
Muharrem Hocam; sizi Rabb'imizin izni ve O'nun Rızası için çok seviyoruz.
Ne Siz Mürşid-i Kâmilsiniz (Şeyh) , ne de biz Mürid.
Hepimizin Mürşid-i Kâmili Bir olan Rabb'imiz. Önderimiz Resulullah (SAV) Efendimiz, Pîrimiz Üveys Veysel Karani.
Bu günleri bizlere ve bizden sonrakilere Haber vermek ve yaşatmak için vesile seçildikten sonra, yaşadığınız zorlu yılların Hakkını helal edin biz Üveyslere.
Siz her zaman şöyle dersiniz: ÇOCUKLAR, ALLAH AŞKINA BENİ GÖZÜNÜZDE BÜYÜTMEYİN. BİR İNSANI KURTARMAK BÜTÜN İNSANLIĞI KURTARMAK GİBİDİR. BEN SİZLERDEN RAZIYIM. İNŞÂALLAH RABBİMDE SİZLERDEN RÂZI OLSUN. ALLAH (CC) VE RESULULLAH'IN (SAV)SELÂMI VE BEREKETI ÜZERİNİZE OLSUN. ARKANIZDAN GELENLER ÇOK OLSUN. HER GECENİZ KADİR, HER GÜNÜNÜZ BAYRAM OLSUN.
Dileriz Rabb'imiz bizlere; İnsanları kurtarmak telâşınız ve gayretinizi boşa çıkarttırmasın. Bize ettığiniz dualarınızı kabul etsin, nasib etsin, ayaklarımızı bu yolda sabit kılsın İnşâAllah.
Yüce Rabb'imize (CC)şükürlerimizi, Resulümüze (SAV)Ümmetinin hayırlılarından olma gayretimizi, Siz'e sonsuz sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.
PEKİ! BİZLER KİM MİYİZ?
Bizler Bilinmek ve Sevilmek isteyen Rabb'imiz (CC) Elest'te; BEN SİZİN RABB'İNİZ DEĞİL MİYİM? diye sorduğunda, hiç düşünmeden EVET! "SEN BİZİM RABBİMİZSİN" diyen Resulullah (SAV) Efendimizin ardından, hiç düşünmeden aynı cevabı veren, KARDEŞLERİMİ ÖZLEDİM diye tarif ettiği Ümmeteyiz. Resulullah (SAV) Efendimiz'e hiç görmeden bağlanan, eğitimini Mânâdaki Mârifet Sofrasında Hızır Aleyhisselâmdan alan, Üveys Veysel Karâni Hz.lerinden itibaren başlayan ikinci Asr-ı saadete erişen ÜVEYS'leriz .
RABBİM, biz âciz kullarının dualarını kabul eyle. Okuyup hediye etmiş olduğumuz Salat-ı Şerifleri, Sureleri, bilerek ve bilmeyerek yaptığımız hayır, hasenatlardan, yaptığımız ibadetlerden hasıl olan sevapları Mübarek ve Yüce katında İnşâAllah kabul eyle ve vasıl eyle.
Resulullah SAV Efendimizi haberdâr eyle, Gül Yüzünü gülümsetebilmeyi nasîb eyle.
Yarabbi İnşâAllah Üveys olarak onurlandırdığın bizlere; Dünyaya geliş nedenimiz olan; Seni tanımayı, tanırken anlamayı, anlarken yaşamayı, yaşarken yaşatmayı üstlenmiş olduğumuz görevimizi layıkıyla yerine getirebilmeyi, bizlere emek veren gerek dünyada, gerekse Mânâ âlemindeki Öğretmenlerimizin ve Hocalarımızın karşısında utanmamayı nasib eyle.
Ve;
Dünyada Sana gelen yolda, Ahiret'te ise, Sen'in yolunda yürümeyi nasib ettiğin kullarının cümlesinden olmayı nasib eyle.
Âmîn.
Halil Kürşat Arıgan
26/27 Nisan 2018 ANTALYA