Allah'ın ve Resulu'nun selâm ve bereketi üzerinize olsun
Veyselkarane zikrine başladıktan sonra, gerçek anlamda yaşamaya başladım diyebilirim. Öncesinde kemdimi tüm vazifelerini yerine getiren iyi bir Müslüman zannederken, zikre başladıltan sonra iman etmek, Mümin olmak ne demekmiş idrak etmeye ve yaşamaya başladım. Sevg ve Merhameti her yarattığına sonsuz olan Yüce Rabbimiz'in iman eden kullarına ise akıllar ötesi lütuflar ile muamelesini yaşayıp görmeye başladım. Ama bana en hayret vereni yaşadığım her şeyin Kur'an-ı Kerim de yer alması ve benim tüm hayatım boyunca bunları hiç öğrenmemiş olmamdı. Çünkü ben Kur'an'ı meğer gerçekten hiç OKU mamış ve dolayısıyla yaşamamıştım daha önce.
Zikre başladıktan sonra Allah'ımızın saymakla bitmeyen nimetlerine gark oldum hamdolsun. Sadece bir örnek paylaşmak isterim.
Tüm dünyanın bildiği asrın felâketi denilen 6 Şubat Kahramanmaraş depreminin merkezinde yaşıyorum. O gece deprem esnasında herzamanki küçük depremlerden diye düşündüm. Süresi biraz uzayınca çevre illerde bir deprem oluyor zannettim. Ama bende en ufak bir korku yada endişe oluşmadı. Alemin ısrarıyla aşağı indiğimizde herkes büyük panik halinde iken ben neden bu kadar korktuklarını anlamıştım. Radyoda merkezi Kahramanmaraş olan ve 11 ili ciddi şekilde etkileyen büyük yıkımlar olduğu söylendiğinde şok yaşadım. Çünkü ben böyle büyük bir deprem hissetmemiştim. Bir yanlışlık olmalı diye düşündüm. O gün hayatta kalan hemen herkes en az bir yakınının enkaz başına koşmuştu. Ben ise tüm yakınlarımın sağ salim atlattıklarını öğrendim. Depremin sonrasında da yine hayret verici kolaylıklar nimetler yaşadım. O zamanlar pek idrak edemesemde zamanla, herkesin depremde yaşadıklarını dinleyip şahit olduğum da idrak ettim ki Rabbim bana;
*"Uyan! Allah dostlarına ne korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar!"*
(Yunus Suresi 72. Ayet)
ayetini yaşatmıştı. O'nun bizleri Bilinmek ve Sevilmek üzere yarattığını idrak ederek, bu niyet ve gayretle VeyselKarane zikri ile yol alan her kula ne korku nede mahzunluk yaşamak yok. Yerine saymakla bitmeyen eşsiz nimetler, O'nu sürekli daha çok tanımak ve sevmenin getirdiği tarifsiz huzur. Artık kalan tek bir dert var ki oda, bu nimetleri tüm kulları yaşasın derdi.
Haydi sizde koşun Allah'a, yaşayın ve görün...