Allah'ın, Resul'ünün Selam ve Bereketi Üzerinize Olsun.

YAŞA VE GÖR

Animated Sidenav Example

Click on the element below to open the side navigation menu.

☰ open

Visitor Book






* Size geri dönüş yapabilmek için lütfen kullandığınız bir mail adresinizi yazınız.

FİRUZE ÜVEYS 24.02.2021

*ÜVEYS ZİKRİ İLE ALLAH BANA NELER ÖĞRETTİ?* Allahın ve Resulünün selam ve bereketi üzerinize olsun.... Herşeyden önce benim nefsen istediklerim ile Allah'ın benden istediklerinin birbirinden çok farklı olduğunu, Allah'ın istediklerinin daima daha hayırlı olduğunu ve her işi Allah'ın idaresine bırakmak gerektiğini öğretti... Olmaz dediğim ne varsa olması için Allah'ın tek bir an dilemesine bağlı olduğunu, olurları ve olmazları sabırla yaşayarak görmeyi öğrendim.... Allah hastalıklarımda internetten ordan, burdan edindiğim yarım yamalak bilgiler ile ottan, çöpten medet umma hastalığından kurtararak sadece kendinden yardım bekleme sürecini yaşayarak öğretti hamdolsun... Bazen çok sıkıntılı bir an yaşarsınız. O an için neden onu yaşadığınızı bile idrak edemezsiniz. Hatta zikir ehli olmanıza rağmen isyan bayrağını kaldıracak olursunuz. Ama O'nun her işinde bizi daha zorlarından, belki işleyeceğimiz küçücük bir günahtan koruduğunu, bunun yanında yaşadığımız her zor anın nefsimizin temizlik anları olduğunu öğretti... “BENİ ANLAMIYORLAR”.... Bu cümleyi ne kadar kullandık hayatımızda kim bilir? İşte Allah bu cümleyi değiştirdi ve bakışıma şunu yerleştirdi. “BEN ONU NE KADAR ANLIYORUM?”İnanın bunu tefekkür ettiğinizde çok şey katacaksınız kendinize. Çünkü insanları anlamak aslında onları affetmek, sevmektir... Eğer insan hayatını zikrederek idame ettiriyorsa artık onun için öylesine hiçbirşeyin olmadığını öğretti Rabbim. Bazen yanlış kurulan bir cümle, klavyede yanlış yazılan bir kelime,belki de yanlış anlaşılan bir hareket.... Aslında tüm yanlışlığın bizde olduğunu, eğer Allah kuluna kendi yanlışlığını göstermek isterse yanlışlık zannettiğimiz şeylerin içinde doğruları nasıl da öğretebileceğini gösterdi... Hiç farkında dahi olmadığımız huy ve davranışlarımız var... Alaycı konuşma tarzı, sivri dilli olmak, haset ile bakmak, anlamak istediğimiz gibi anlayıp, duymak istediğimiz gibi duymak gibi... Eğer seni terbiye eden Allah ise senden o dili alır, yerine tatlı bir dil, o bakışı alır, yerine tefekkür ile bakan göz ve o duyuşu, anlayışı alır, yerine Allah'ın ahlakı ile anlayabilecek gönüller verir. İnanın insanlarla yaşadığınız birçok sıkıntı sadece bir bakış açısı ile çözülebilecek, düşünmenin yetersizliğinden kaynaklanan sorunlar.Sürekli duvara bakarak etrafındaki ağacı, çiçeği, böceği göremezsin. Mesela hiç olmadı mı hayatınızda? Deli gibi ağlarken, üzülürken birinin seninle konuşup, bir de olaya şurdan bak demesiyle ağlamanızın dindiği, üzüntünüzün azaldığı.... İşte Allah bu yolda kafaya takmama sanatını öğretir sizlere... Nefs öyle bir mahlukattır ki ya sizi geçmiş yaşantınızı öne sürerek vesveseler içinde boğmaya çalışır, ya da gelecek hakkında endişelere sürüklemeye... İnsan da bu vesvese ve tedbir girdabından çıkamaz bir türlü.... Nefsin bunu yapmasındaki amaç aklı ruhun emrine vermemeye gayret etmektir. Çünkü akıl insanın en değerli cevherlerindendir. Bundan sebeptir ki Kuranda bol bol akletmek ve düşünmek üzerine ayetler yer alır. Allah aslolanın aklı geçmiş ve gelecek ile meşgul etmek yerine yaşadığımız anı tefekkür ile zenginleştirerek aklımızın zekatını vermeyi ve doğru bir şekilde kullanmaya gayret etmeyi öğretti... Tefekkür konusu açılmışken, nefsimin üzerimde kurmuş olduğu oyunlardan bir tanesi de “güçlü görünmek” kaygısı idi. Yani her ne olursa olsun güçlü görünmeli asla karizmayı çizdirmemeliydim. Bundan sebep üveys zikrine başladığımda tebliğlerimde insanlara imtihanlarımı anlatmaktan, yaşadığım zorlukları anlatmaktan, şu sıkıntım var demekten hep kaçındım.Birçoğumuzda var belki bu algı. Allahı zikrediyoruz diye hiç imtihan, zorluk yaşamamamız gerekiyor, dünya güllük gülistanlık olması gerekiyormuş gibi zannediyoruz. Sonra da “ama ben zikrediyorum, neden bunları yaşadım” diye Allahı sorgulamayı kendimize hak görüyoruz. Halbuki Allah “kader” diye bir konudan bahsediyor bizlere... Kader nedir diye soracak olursanız Allahın kulunu “adam” etmek için çizdiği bir resim derim. Her anı, her süreci öğretiler ile dolu. Kaderinde ne var ise onu yaşayacaksın.Ama zikreden bir kul kaderini düşünerek yaşar ve kaderin her bir anını öğretiler ile donatır.Ben bunu şuna benzetiyorum.Sindirim sıkıntılarıyla imtihan olduğum bir süreçte bir gün sofraya oturdum. Herkesi susturdum. Televizyon açıktı kapattım. Sadece tabağıma baktım. Pilavı inceledim. Pirinci inceledim. Sebzeler vardı. Onlara baktım tek tek... Hepsinin nasıl da birbirinden farklı olduğunu, nasıl ince ince detaylar ile yaratıldığını inceledim. Sonra kendimi, lokmayı ağzıma koyduğumda nasıl çiğnediğimi, nasıl tat aldığımı, nasıl koku aldığımı, nasıl yuttuğumu teker teker gözlemledim... Yemek bittikten sonra şunu düşündüm.Ben aslında yemek yemedim, ibadet ettim. Çünkü yemeğin her bir anını tefekkür ile geçirdim.Acısından,ekşisine,buruğundan,tatlısına,birçok lezzet aldım. İşte nasıl tefekkür ile yemek yemek ibadete dönüştüyse kaderi yaşarken düşüne düşüne yaşamak da kaderin kendisini ibadet haline getirir... Ruhuna doyurucu ve farklı farklı lezzetlerin sunulduğu bir sofra olur. Bu zamana kadar alındığım, gücendiğim, kızdığım, sorun ettiğim ne varsa hepsi ile tek tek ilgilendi o alem ve bunları aşmam için yardım ettiler. Kıskançlık mı dersiniz, kibir mi, kin, nefret mi tüm huylarımı dizginlemem için nefsimle mücadelemde destek oldular. “Acaba hakkımda ne düşünüyorlar?” hastalığı çoktu bende. Kökeninde “zan”vardı çünkü. Nefsimin en çok sevdiği şey zannetmekti. Ama bu zanlar iyiden, güzelden yana değil hep kötü ve korkudan yana olmuştu.... Bu ayıplarım tek tek gösterilerek üzerinde tefekkür ve yeni idrak ve bakış açıları imkanı sundu Rabbim hamdolsun.... İyiliğin Allahın izni ile yapılıp unutulması , ticaret gibi algılanmaması gerektiğini, “sonra yaparım” dediklerimizin aslında “şu an” olması gerektiğini, “şu an” olmasını istediklerimizde de yarın yokmuş gibi, beklenti içine girmeden sadece sabrederek önümüze sunulanın hakkını vermeyi öğretti... Susmak nefse en ağır gelen işlerden. Bizi hasta eden susmak, susmak değildir maalesef. Birgün rüyamda “Susmak bakmaktır. Gerçek manası Hakk’a aşık olmaktır." denmişti. Bana çok ağır sözler eden birine nefsim ile sustuğumu zannettiğimde kendi kendimi hasta ettim. Günlerce, aylarca kurtulamadım sözlerin ağırlığından. Aradan yıllar geçti ve yine birine susmak zorunda kaldım. Ama bu sefer o kulu susmam için Allahın gönderdiği bir hediye gibi görerek sevinçle sustum. Rabbime baktım. Kuş gibi hafifledim... Rabbim susmanın verdiği hafifliği yaşamayı öğretti hamdolsun.... Şu an son 7-8 aydır öğrendiklerimin sadece bir kısmını yazma fırsatı bulabildim. Ben en çok “aklım” ile imtihan oldum. Allah işlerin “AKIL” ile değil “VEKİL” olan Allah ile çözüme kavuştuğunu, ama “AKLI” kullanarak da “VEKİL” olan Allah ile yakın olunabileceğini öğretti.... Kısaca tek cümle ile *BU ZAMANA KADAR NE ÖĞRENDİN DERSENİZ, ALLAH'IN KARŞISINDA "BİLMİYORUM" DEMEYİ ÖĞRENDİM* Rabbim öğretti, inşallah amel etmeyi de nasip eder... *FİRUZE*

Ali Efe 23.02.2021

Allah'ın ve Resulü'nün selam ve bereketi üzerinize olsun kardeşlerim. Bu zikri yapmaya başladığım ilk zamanlarımda kaderimde başıma gelecek bir kazanın Rabbimizin bize duyduğu sevgiyle, merhametiyle nasıl hafifletildiğini sizlere anlatayım inşAllah. İlk öncelikle ben bir rüya görmüştüm. Rüyamda 8 ve 28 sayıları bana gösterilmişti. Rüyayı yorumlayan öğretmenim sayıları gördüğümde işaretlememi istemişti. Bu şekilde işaretli günlerimde genelde Rabbimizin bir lütfuna veya bir öğretisini yaşıyorduk. Bende 8. gün geldiğinde dikkatimi açmıştım. Sabah kalktım okula gitmek için otobüse bindim. İnmem gereken yere vardığımda otobüsten indim ve bir iki adım attım derken çok fena bir acı hissettim. Geri geri park yapmakta olan ve benim hiç farketmediğim transport tarzında ki bir araba çok yavaş şekilde çarpmıştı ama canım o kadar çok acımıştı ki anlatamam. Geri geri park ederken yavaşta çarpmış olsa Gün boyunca acısını hissettim. O günde başka bir olay yaşamadım. Bu sefer 28. gün geldi ve ben o gün bir rüya gördüm. Rüyamda bana çarpan arabanın tıpa tıp aynısı ben o yoldan karşıdan karşıya geçerken çok hızlı bir şekilde çarptığını gördüm. Altına alarak çarpmıştı o aynı araç ve kaçıp gidiyordu rüyamda. Bu rüyadan sonra anladım ki Rabbim bana aslında en güzel lütfunu vermişti. Bana çok merhamet etmişti. Kaderimde ki var olan bir olayı çok hafifletmişti. Kaderimde bana araba çarpması vardı evet kader asla değişmez ama muharrem hocamın dediği gibi bu zikri yapan üveyslerin Allah tarafından sevilmesiyle, hediyeler gönderdiğimiz O Alem tarafından tanınıp, sevilip korunma altına alınmasıyla himmet edilmesiyle kaderinde ki olacak kazalar olaylar en hafif hale getirilir demişti. Hamdolsun Rabbime bunu da yaşatmıştı bana. Normalde bana çok hızlı bir şekilde çarpacak bir araç, kaderimin hafifletilmesiyle geri geri park yaparken çarmıştı. Kaderim değişmemişti ama çoook hafifletilmişti. Böyle Allah sevilmez mi ? Sizlerde bu zikri yapın kendi evinizde kendi başınıza kardeşlerim. Ne kaybedersiniz ? Değil kaybetmek aksine çok güzellikler yaşarsınız. Bende bu zikir ilk karşıma çıktığında bu güzellikleri okuduğumda çok hayret etmiştim. Ama o kadar çok insan paylaşmıştı ki yaşadığını hangi birine yalan diyebilirsin ki ? Yaşadıklarını paylaşan 20 - 30 kişi değil ki on binlerce insan var. Hangi biri yalancı olabilir ki diyerek başlamıştım bu zikre. Hamdolsun o kadar çok güzellikler yaşadım ki iyiki de bu site karşıma çıkmış. Rabbim ayaklarımızı ve kalbimizi dini üzerine üveysilik üzerine sabit eylesin daim kılsın inşAllah..

Emre (Yusuf) Aruca 22.02.2021

Allah'ın ve Resulun selam ve bereketi üzerinize olsun kardeşlerim. Ben bu zikre 2017 yılı eylül ayında başladım.İlk önce eşim başladı 3-5 gün sonra ben başladım. O süreçte ticari olarak çok sıkıntılı günlerde icra üstüne icra dert üstüne dert. O zaman tabi bu güzel yolu bilmediğimizden insanlardan bilip o kişilere kin nefret dha bir sürü şey. Kısacası büyük bir çıkmazın içindeydik. Zikri yapmaya başladıktan sonra yavaş yavaş sıkıntılarımız hafiflemeye başladı. Ama neredeyse 1 1,5 yıl tam teslimeyet gösterememiştik. Tam teslimiyet gösterdikten sonra Allah sıkıntılarımızı almaya başladı önümüze bir sürü kapılar açılmaya başladı. Rüyalarımızda nefs mizi gördük. ve onlarla nasıl mücadele edebileceğimiz öğretildi. Hayattımızda yaşadığımız sıkıntıların rabbimizden geldiğini gördük üzerimizde ki kiri pası aldığını gördük. Bu teslimiyettele devam ettiğimizde akla hayali gelmicek lütüflarla karşılaştuık. Nur lar gördük, mühürler vuruldu mana isimleri daha bir sürü lütüf. Her günümüz alllahın mucizeleriyle dolu oldu. Daha yazılacak bir sürü var ama yazdıklarımızı okuyacaklarınıza siz yaşayın ve görün.

Göksu 21.02.2021

Hepimiz gibi bende bir arayış bir çıkış yolu bakınırken Üveys zikri ile karşılaştım. Bu tesadüf müdür? Elbette değildir. Senin sıkıntın benim sıkıntım sence kalıcı mıdır? ALLAH TÜM KULLARINI SEVDİĞİ İÇİN YARATTI. BİZLER KUL OLARAK O'NUN HUZURUNA VARMAKTA, O'NU ZİKRETMEKTE HEP ÇOK GEÇ KALDIK. AMA BİR GÜN GELDİ RABBİMİZİN ÖĞRETTİĞİ, ŞANLI PEYGAMBER EFENDİMİZİN GÖSTERDİĞİ ÜVEYSLİK YOLUNDA BULUŞTUK İÇİMİZE SONSUZ HUZUR KONDU. SENDE BU ZİKİRLE KARŞILAŞINCA GÖNÜL EVİNDEKİ COŞKUYU HİSSETTİN DEĞİL Mİ? GÖNÜL ALLAH'IN EVİ.. NE OLDUYSA OLDU DÜN DÜN DE KALDI ŞİMDİ YENİ BİR ADIM AT SEVGİ YOLUNA, İSLAMI RAHAT KOLAY KATIŞIKSIZ YAŞAMANIN YOLUNA.. Üveys zikriyle şiddetli kalp çarpıntılarım bitti. Ailemden uzak sevgisiz sinirli biriydim. Allah'ın izniyle önce kendimle sonra ailemle barıştım. Ne dertler kalıcı ne de bu ömür... Baki olan Rabbini zikret. Bak ne güzelmiş bu ömür!

Melike Saide 20.02.2021

Allah'ın ve Resulü'nün selam ve bereketi üzerine olsun Kul bu dünyada misafir. Asıl ailemiz sevdiklerimiz Rabbimiz ve onun yanı. Nefsle savaş için ailemizden ayrıldık, düştük dünya denen rüyaya. Bakalım gerçekten sevgili miydik? Dünya denen hayal perdesine kanıp asıl sevgiliyi Mevla'yı unutacak mıydık? Dünya nimetlerine mi kanacaktık, cennet cehennem denen çukurlara düşüp oyalanacak mıydık? Yoksa Yunus olup "Bana SENİ GEREK SENİ" naraları mı atacaktık? Özümüz ne idi Rab zaten bilendi. Elestte verdik cevabı ama bu dünya bizim bize bir kez daha gösterilişimiz için gerekliydi. Gerçi Rab elesteki cevabını dahi henüz sen vermeden bilendi. Zaman mekan bilgisizlik acizlik kula özgü. Mevla'ya zaman mekan mı var? Onun için bilgisizlikten söz edilebilir mi? Öyle olsa Mevla olabilir mi? Küçücüktün bebektin açtın gözlerini bu yalan dünyaya. Şakınlığın acizliğin belki de hala unutamadığın ayrılığın acısı ağlattı seni. Bir şekilde büyüdün zamanla köklerini salmaya başladın düyaya. Sandın ki dünyadan başka alem yok. Burası senin zaten hep buradaydın diye inanmaya başladın. Günlük telaşlarım var diyip düşünmeye bile yeltenmedin belki. Ama o da ne? Bir acı var taa içinde. Belki dünyada yaşadıkların o acıyı farketmene sebep oldu. Kimi eş kimi iş kimi çocuk kimi anne baba başka başka yerlerden edindiğin imtihanlar o acıyı farkettirdi belki sana belki de dünya aleminde her şey güllük gülüstanlıktı ama vardı içini yakan bir şey. Anlam veremiyordun bu boşluk hissi de ne ola ki diye o boşluğu doldurmaya çalışıyordun. Başka kullarla malla o boşluğu doldururum sandın. Ama çokk yanıldın. Belki doktor kapılarını çaldın ama asıl doktoru unuttun. Sen ayrılığın acısı içindesin uyansana Allah'ı arıyor özlüyor yüreğin ah bir baksana. Bizler de böyleydik neler yakmadı ki canımızı ne kapılara gittik nelerde derman aramadık. Bulduk sandığımız hiçbir çare, çare olmadı bize. Taa ki Allah'ın dilemesiyle Üveys Veysel Karane zikrini bulana kadar. İşte o gün yüreğimizdeki o boşluk o naif sevgiyle dolmaya başladı. Gerçi yine biz sevdik sandık ama yanıldık. Seven o olmasa sevemezdik ki onu. O ol demeden ne olabilmiş? Dünlerde de yaşadıklarımız benzerdi ama bakışımız hislerimiz biz başkaydık. Dünde cennet cehennem telaşı varken bugün cenneti değil onu yaratan Allah'ı sevme lütfuna erdirildik. Çok mu derdin var? Mutsuz musun? Kimse seni anlamıyor mu? İçindeki o boşluk dolmuyor mu? Gel kardeşim sen de bu güzellikleri YAŞA VE GÖR. Bu anlatılanlar masal değil, olasılıksız değil, çok günahkarım deme "Tövbe edin affedeyim." diyen Rabbinin sesini duy. Sen de gel. Rüya sandığın gerçek, gerçek sandığın rüyaymış YAŞA VE GÖR!

Çağlayan Güven 19.02.2021

Allah'ın ve rasulünün selam ve bereketi üzerinize olsun 🌹 Üveys zikri yaptığım günden beri hayatım huzurla doldu, hamdolsun. Sıkıntılarım, korkularım, takıntılarım alındı, rahatsızlıklardan kurtuldum, ne kadar şükretsem az, şifa buldum, hamdolsun... Ibadetlerimi huzurla yapmaya başladım, rabbimin huzurunda olmak için can atıyorum. Rabbime olan sevgim, resule olan sevgim, sevdiklerine olan sevgim arttı. Hayatım sevgiyle doldu. Vesveselerim gitti. Kuran-i kerimi aşkla okumaya başladım. Hayatımda nice değişimler oldu. Anlatılanlar yaşadıklarımın yanında hiç kalır. Bu yazıyı okuyan kardeşim, eğer zikre başlamamışsan hemen başla, asla pişman olmazsın, zikretmedikçe kayıptasın. Çünkü bu yol kuran-i ve sünneti yaşayarak öğrenmenin yolu, tasavvuf yolu, Allahi bilme ve sevme yolu... Bu yol aşık olma yolu. Gerçek aşkı bulanların yolu, sonsuz şükürler olsun rabbime🤲🌹

Sevda 19.02.2021

Allahın resulunun selam ve bereketi üzerinize olsun canım ailem, canım kardeşlerim🤗. Ben zikre başlayalı henüz iki hafta oluyor. Bundan önce çok denemelerim oldu ama hep yapıp bıraktım. Düzensiz yapmama rağmen Allahım, gönül Çalabım o kadar lütufkarki güzelliklerini esirgemedi şu aciz kulundan. Şimdi size zikre nasıl başladığımı biraz anlatmak istiyorum. Veyselkarane zikrini daha önce de duymuştum yine yapmıştım ama bu yola atılan iftiralardan etkilenip bırakmıştım. Yol yanlış düşüncesine kapılmıştım. Zikri bıraktığım o senelerde Allahtan ne kadar uzaklaştığımı şimdi farkediyorum. Nefsimi doyurmakla meşgul oldum. Herşey iyiydi güzeldi ta ki yıkıldığım bir daha ayağa kalkamayacağımı sandığım imtihanım gelip çatana kadar. Sevgilimden ayrılmıştım. Kalbim acıyordu ama durumumu kimseyede anlatamıyordum. Kimse sizin çektiğiniz acıları anlayamaz. Anlar gibi olurlar ama bunu en iyi yaşayan yine siz olursunuz. İçimden birşeyler kopup gidiyor ben ben değilim sanki. Allaha dua ettim Rabbim yardım et ben yapamıyorum diye. Böyle çok dua ettim. Ama ben yine nefsime uyup başka zikirler yapmaya çalıştım. Anlık tatmin duygusu olduktan sonra herşey yine boş, bomboştu. Yine rabbime dua ettim onunla arkadaşım, dostummuş gibi konuştum. Onunla konuşunca içim çok ferahlıyordu. O zamanlarda bana tekrar veyselkarane zikri hatırlatıldı. Hemen yanaşamadım zikre. Sürekli veyselkarane zikriyle ilgili araştırmalar yapıyorum, ziyaretçi defterini okuyorum. Okudukça mest oluyorum. Içimi inanılmaz bir heyecan kaplıyordu. Sonra karar verip yapmaya başladım. Ama dediğim gibi çok düzensizdi. Buna rağmen Rabbim benimle olduğunu, benim yalnız olmadığımı hissettirmek için güzelliklerini esirgemedi hamdolsun. Eski sevgilim olayına gelince şimdi kendi yazıyor arkadaşça dostça konuşuyoruz. İlerisinde ne olur birbirimize nasip olur muyuz bunu yalnızca Rabbim bilir. Ama şuan bana öğretilen bir güzellik var sadece kendim için istememeyi öğrendim. O zamanlar takıntılı hale gelmiştim ayrıldıktan sonra. Sadece o olcak başka biri olmayacak dileğim isteğim buydu. O zamanlar benden tamamen gitmesinden korkuyordum.Ama şuan nasip kelimesini kullanabiliyorum. Şuan tek korkum Rabbimin benden gitmemesi. Sevgili, aile, arkadaş hepimiz faniyiz bu hayatta. Sonsuz olan yalnızca O. Işte bu yüzden sonsuz olanı istemeliyiz. Bu iki haftalık zikir süresince aşkı üveysi kitaplarını okuyordum. Burda yaşatılan bir olayıda anlatmak isterim Rabbimin izniyle; Imtihanımdan dolayı yine çok sıkılmış sürekli ağlıyordum. Ya o esnada ya da sabah uyandığımda bu kısmı tam hatırlamıyorum bir ayet söyledim. Ama hangi ayeti söylediğimi hatırlamıyorum. Düşündüm düşündüm bulamadım. Bir gün sonra gece aşkı üveysi 1 kitabında üveyslerin yaşadıkları kısmını okurken bir üveys imtihanından dolayı çok ağladığını ve gönlüne şu ayetin düştüğünü söylüyordu:"inna lillahi ve inna ileyhi raciun(Onlar; başlarına bir musibet gelince, Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz, derler)" Bu kısmı okuyunca bana o gün söyletilen ayetin bu olduğu idrak ettirildi. İster istemez yüzümde tebessüm oluştu. Yaşatan Rabbimin şanı ne yüce. Zikirle birlikte artık mutluyum huzurluyum. Bazen huzursuz olduğumu hissetsemde bunun nefsimden kaynaklandığını idrak ettirdi Rabbim. Allahı anmak Onunla ve sevdikleriyle birlikte olmak çok çok güzell bir duygu. Dilerim rabbim ayağımızı kalbimizi bu güzel yol üzerine, islâm dini üzerine sabit kılar. Amin. Ben ziyaretçi defterini okuduğumda bu yazıları okuman, buraya gelmen boşuna değil kardeşim denmişti. Şimdi bu cümleyi ben bu satırları okuyan sen ablam, abim, kardeşim senin için kuruyorum. Kendini bir şekilde bu güllü sayfada bulduysan boşuna değil. Yaşadığın o imtihanlar, üzüntüler boşuna değil. Sen bir adım at bak Yaradan sana nasıl koşarak geliyor. Vesvelerin korkuların olcak bunu bende bir çoğumuzda yaşadık. Ama bunların hepsi nefsimizden ve şeytandan kaynaklandığını öğrendik. Rabbimiz, gönül çalabımız seni de beni de çok bekledi. Bekletme sevdiğini, bir adıma koşarak cevap veren yaradanını...🌹Allaha emanet olunuz🌷.

İSMAİL AYKUT ÜVEYS 16.02.2021

Allahin ve resulunun selam ve bereketi üzerinize olsun. Bende bir süredir üveys zikrini yapmaktayim.Üveys zikriyle bir kardesimizin vesilesiyle taniştim. Vesile olan Kardesimizden Allah razi olsun. Üveys zikriyle tanismadan önce bir çok sıkıntılarim vardi ve bu sıkıntılarin üstesinden gelemiyordum. Zikri yapmaya niyetlenmemle birlikte Rabbim ilk önce huzur verdi.Ve bu huzurla birlikte Dünde kilmadigim namaza başladım.Kuran okuma ve sevgisi olustu.Dündeki nefsin ve iblisin verdigi vesveselerden her gecen gün uzaklastim.Kötü huylarim ve davranislarim her gecen gün azaldi. Migdemde başımda belimde ve sirtimda sürekli agrilar oluyordu.Rabbim hepsini aldi Hamdolsun. Gercek sevginin Allah askinin Resul askinin Kuran askinin ne oldugunu ögrenmeye başladim. Kurani Kerim ve Resulumuzun sünnetlerine uygun olan bir zikir oldugu icin yaparken hic bir tereddüt yaşamadım. Bu güzel zikri Rabbim bana nasip ettigi icin ne kadar şükür etsem az gelir. Veysel Karane sitesinde yazan bir çok güzelligi diger kardeslerimiz gibi bende yasadim. Bu yol gercek bir yol ve çok güzel bir yol. Kesinlikle Tarikat ve cemaate bağlı degil.Evinde yapabilecegin ve çok kolay bir zikir. Dünde bana zarar verecek bütün insanlar benden uzaklastirildi.Onlarin yerine Anlasabilecegim güzel insanlarla tanistim. Allahin verdigi huzur sevgi zaten başlı başına bir mücevver.Bu huzuru sevgiyi yillarca aradik ama bulamamistik.Demekki bu güzel yolla nasip olacakmis. Degerli Kardeslerim sizde hiç tereddüt duymadan baslayin.Ben ne kadar anlatsam da siz yasamadan belki ikna olmayacaksiniz. O yüzden bu yol yaşa ve gör yolu. Sizde yasamaya baslayinca bu güzellikleri anlattiklarimizdan daha çok fazlasi oldugunu göreceksiniz.Görüncede bu güzel yolun sahibi Allaha Sükredeceksiniz. Zikretmezsen her gün kayiptasin kendine bir şans ver ve belli bir süre dene ne kaybedersin. Hepinizi çok seviyorum.Biricik Rabbimize emanet ediyorum.Bu güzel yolda tanismak umuduyla hoscakalin

Sezayi çiçek 16.02.2021

Allah'ın ve resulunun selamı bereketi üzerinize olsun bu zikre bayliyali 21 gün oldu daha ama bu kısacık günde bile rabbim bu huzuru verdi hamdolsun namaz kiliyordum ama hep bı eksiyim oldunun farkındaydım korkularım vardı namazı rahat kilamiyordum sürekli fesfese veriyordu nefsim namazda takı zikire tanisdim Allah razı olsun burcu kardesimden bu zikri rabbimin izniyle tavsiye etdi namaz ibadet yapıyordum sürekli dualar ediyordum ama dünyalık isleride birakmiyorum idda oynuyordum hamdolsun Rabbime bu zikirle yeniden doğdum namazanimi ve Allah'a giden gerçek yolun burdan oldunu anladım öyle güzel huzurki anlatılmaz YAŞA VE GÖR dilerim Allahimdan herkese nasip olur

Kübra Dilara 15.02.2021

Allahın ve Resulunun selam ve bereketı uzerınıze olsun. Uveys Veysel Karane zıkrı hayatımın donum noktası hatta donum noktası dahı az kalır. Tarıfı ımkansız huzur, maddı manevı yardımlar, hastalıkların alınması vs. En onemlısı Rabbımızın ve Resulumuzun sav efendımızın bızlerı ne kadar cook sevdıgını yasıyor ve goruyorsunuz. Rabbımıze ney zorkı? O degılmı Hz. Yunus as kopekbalıgının karnından kurtaran, O degılmı Hz. Ibrahım as atese atılmasından kurtaran, O degılmı Hz. Yusuf as kuyudan cıkarıp Mısıra sultan eden. Ne zor Rabbımıze hamd olsun hıcbır sey zor degıl. Onun ılmı, gucu, sevgısı sınırsız. Bız fakırız veren O. Bız acısız derman Onda. Hersey Onda O bızı o kadar cok sevıyorkı. Burdan bır sey daha soylemek ıstıyorum. Bırıcık Rabbımızın HABIBIM dedıgı Hz. Muhammed Mustafa sav efendımıze atılan cırkın bır ıftıranın ILMEN VE GERCEK acıklamasını Rabbım uveyslere ogrettı. Ne guzel lutuf ne guzel ogretı. Artık dusunmeyecekmıyız? Bırıcık Peygamberımız sav efendımız dogarken UMMETIM UMMETIM, yasarken UMMETIM UMMETIM, vefat ederken UMMETIM UMMETIM. Pekı bız Onun ummmetım ummetım dedıgı ummete nası layık olacagız? Iste Rabbımız ogretıyor ve ıstemeyene ısteyenden daha cok verıyor. Gelelım atılan pıs ıftıranın gercek ılmen ogretısıne ; Hz. Aişe annemiz evlendiğinde 8-9 yaşlarında olduğu zannediliyor ama bu yanlıştır. O dönemde Arabistan’da kız çocuklarının yaşı , özel günleri başladığında sayılırdı. Ve o dönemde bu yaş en az 12 idi. Dolayısıyla Hz. Aişe annemiz Peygamberimiz sav efendimizle en az 20 yaşında iken evlenmiştir. Bu Rabbımız uveyslere ogretmıstır. Kaldıralım Resulumuz sav efendımız uzerıne atılan cırkın ıftırayı. OGRENELIM, OGRETELIM DOGRUYU. OGRETEN OGRENMEMIZI VE OGRETMEMIZI ISTEYEN BUNU UVEYSLERE VEREN ALLAH SEVILMEZMI?


« Önceki 76 - 77 - 78 - 79 - 80 - 81 - 82 - 83 - 84 - 85 Sonraki »
Toplam Kayıt Sayısı: 3214


2018 © VeyselKarane | veyselkarane.com | All rights of the site are registered in the name of "Muharrem Karabay" .